Soyer: “Memlekette kantarcılar çoğaldı”

Eski Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Ada TV’de katıldığı programda siyasette milliyetçilik ve çözümcülük üzerinden yapılan “ölçme” tartışmalarına sert tepki gösterdi.



Ada TV ekranlarında, Cüneyt Oruç’un konuğu olan Soyer, “Hiç kimsenin elinde bir kantar yoktur. Kimse kimsenin milliyetçiliğini ya da çözümcülüğünü tartamaz” dedi. Soyer, son dönemde artan siyasi etiketlemelere işaret ederek, “Memlekette kantarcılar çoğaldı. Herkes kendi ölçüsüne göre başkasını tartmaya kalkıyor. Ben bu kantarcılığı kabul etmem. Ne kimse bizi tartabilir ne de biz kimseyi tartmalıyız” ifadelerini kullandı.
Programda Kıbrıs sorununun tarihsel arka planına da değinen Soyer, 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ilanı sonrasında dönemin Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit’e yöneltilen eleştirileri hatırlattı. Radikal milliyetçi çevrelerin “ya ayrı devlet ya ilhak” çağrılarına karşı Ecevit’in verdiği yanıtın bugün de anlamlı olduğunu belirten Soyer, iki ayrı devlet ya da ilhak seçeneğinin Türkiye’yi Ege’den sonra Doğu Akdeniz’de de Yunanistan ile komşu hale getireceğini vurguladı.

Ecevit’in, Türkiye’nin adanın bütününün garantörü olduğu ve Kıbrıs Türk toplumu aracılığıyla Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarında söz sahibi olunduğu yönündeki yaklaşımına dikkat çekildi. Soyer, ortaklık temelinden uzaklaşılmasının Doğu Akdeniz’de yeni güç dengeleri doğurduğunu savundu. İsrail’in bölgedeki etkinliğinin arttığını belirten Soyer, bu gelişmelere yeterli siyasi tepkinin verilmediğini ifade etti.

Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis’e seçim süreci öncesinde açık itirazda bulunan tek ismin Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman olduğunu söyleyen Soyer, diğer siyasi aktörlerin sessizliğini eleştirdi.

“İSRAİL VE ABD ARTIK KOMŞUMUZ”
Gelinen noktada İsrail’in yalnızca Kıbrıs’a değil Türkiye’ye de komşu hale geldiğini dile getiren Soyer, Doğu Akdeniz’de ABD’nin artan etkisine de dikkat çekti. Bu tablo karşısında “yüce milli çıkarların” yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Soyer, adanın toprak bütünlüğünün ve eşitlik ilkesinin hayati önem taşıdığını kaydetti.

EŞİTLİK VE ORTAK YÖNETİM VURGUSU
Soyer, kuzey ve güneyde iki devletin varlığının ancak hiyerarşik üstünlük olmadan ve ortak yönetimde siyasi sorumluluk temelinde anlam kazanacağını ifade etti. Annan Planı dönemine de atıfta bulunan Soyer, o süreçte federasyon kavramının farklı isimlendirmelerle tartışıldığını hatırlatarak, “Önemli olan isim değil, içeriktir” değerlendirmesinde bulundu.
Bu haber 54 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER