Genç olmak kadar değerli bir durum yoktur diye düşünüyorum. Genç olmanın verdiği heyecan, olaylar karşısında yaşanılan heyecanın ritmi, sevgiyi dolu dolu, düşünmeden yaşamak, insan yaşamında var olan ve önem arz eden bazı gelişmeleri fark etmeden de olsa olumluya dönüştürmek, anlık duygulanmaları iliklerine kadar duyumsamak, kendini riske atarak kazanmak, çok düşünmeden buluşmalar gerçekleştirmek, saflığı gözlere yansıtmak, yaratıcılığın hat safhasında olmak, teknolojiyi ustalıkla kullanmak, yeni ve yaşam kurtarıcı bilgilere açık olmak, kendi prensiplerini, çizgilerini korumak, yaşamında başka düşüncelere de şans vermek…
DAHA NELER VAR NELER
Gençlerle ilgili daha çok şey yazabilirim, söyleyebilirim. Bu satırları okurken sizler de ekleme yapabilirsiniz. Önemli olan, yaşanılan dönemde, kültürde hem genç olmak hem de saygılı olabilmek. Son zamanlarda anladığım kadarıyla büyüklerimizin gençlerimizle ilgili birtakım şüpheleri var. Neler mi? ‘Gençler, saygılı değil; gençler, sevmeyi bilmiyor, gençler, düşünmek bile istemiyor.’ Bu sözlere, bu tür düşünce kalıplarına inanmıyorum; daha doğrusu inanmak istemiyorum. Bendeki gencin tanımı bambaşka. Genç, güvenilirdir, saygılıdır, sevgi doludur, sevmeyi bilir, emek verendir, yaratıcıdır, değişik düşünce kalıplarına saygılıdır, kendine güvenir, çevresine güvenir, anı yaşar, gelecek vaat eder.
KIBRIS AYDIN ÜNİVERSİTESİ’NDE GENÇLERLE
Geçtiğimiz hafta, Kıbrıs Aydın Üniversitesi’nde Mandala etkinliği dolayısıyla gençlerle buluştum. Hepsini teker teker kutluyorum. Hepsi de o kadar güzel görünüyorlardı ki hayran kaldım. İki senedir birlikte doktora yaptığım ve aynı üniversitede hocalık yapan ve Öğrenci Dekanlığı’nda yaratıcı ve yapıcı düşünceleriyle tanınan Uzman Yasin Ergin’in davetiyle gittiğim okulumda farklı bir deneyim yaşadım. Onlara anlatım yapmak, çizimden bahsetmek, onların bu yeni dönemde sergiledikleri duruşa şahit olmak, beni bambaşka dünyalara götürdü. Gençliğin her zaman güzel olduğunu bir daha gözler önüne sermiş oldu. O günkü etkinlikten geriye güzel anılar, yaratımlar, sözler ve yazılar kaldı. Kıbrıs Aydın Üniversitesi’nin o günkü haberini silerle paylaşmak istiyorum: “Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü, PDR Kulübü ve Öğrenci Dekanlığı iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Mandala Atölyesi’nde bir araya gelerek hem zihnimizi dinlendirdik hem de yaratıcılığımızı özgür bıraktık. Uzman Ferdiye Yurdakul’un değerli rehberliğinde gerçekleşen bu özel etkinlikte, renklerin ve desenlerin iyileştirici gücünü keşfederken içsel dengeye keyifli bir yolculuk yaptık.”
GENÇLERİN ETKİNLİK İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ
Sözlü, yazılı tüm görüşler için teşekkür ediyorum ve bazı görüşleri sizlerle paylaşmak istiyorum:
“Müzik eşliğinde kendimi dinlenmiş ve huzurlu hissettim.”
“Kendi nefesimi hissettim. Daha çok kendime zaman ayırmam gerektiğini fark ettim.”
“Yaşamın farkında olmadan bir ileri bir geri gidişini gözlemledim. Değişim, farkında olunca, anda olunca gerçekleşiyor. Aksi halde, aynı çizgi devam ediyor. İnanılmaz keyif aldım.” Nura Aydın
“Çok keyifli bir etkinlikti. Renkler ve desenler arasında kaybolmak, bambaşka bir deneyimdi.”
“Ferdiye hocamın engin yorumları sayesinde içsel dünyamı fark ettim.”
DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM!
Öncelikle, gençlerimize bizler sahip çıkalım. Bilelim ki onlar hata yaparak öğrenecekler. Bizler de böyle büyüdük. Bunun bilincinde olarak onları anlamaya çalışalım. Onlara güvenelim, yeni fırsatlar tanıyalım, onlardan saygı beklerken onlara sevgi ve saygıyı anlatmaya çalışalım; onlara gelecek vaat eden bir ortam hazırlayalım. Onlar da kendilerini yalnız hissetmesinler. Güvende olduklarını, güvenildiklerini bilerek geleceğe yönelsinler.