Özersay: Rum tarafının moratoryum girişimi henüz nihai noktaya ulaşmamışsa da son 20 yılın en kötü kararı

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) süreci ve Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) ile ilgili son gelişmeleri değerlendirdi.



Özersay, Rum tarafının Kuzey Kıbrıs'ta mülkiyet işlemlerine moratoryum talep eden hamlesini 'henüz nihai noktaya ulaşmamışsa da son 20 yılın en kötü kararı' olarak nitelendirirken, mevcut UBP-DP-YDP hükümetini de TMK için ayrılan kaynak konusunda şeffaf davranmamakla suçladı. Halkın Partisi’nin ekonomik, sağlık ve eğitim konularında somut çözüm önerileri ortaya koyan bir siyasi parti olarak merkezde ciddi şekilde büyüyüp güçlendiğini, bu nedenle de HP’ye son dönemdeki yoğun katılımların tesadüf olmadığını vurguladı.

HP lideri Kudret Özersay, AİHM'in 2001'deki 'Kıbrıs Türkiye'ye karşı' kararıyla başlayan süreci hatırlatarak, Türkiye'nin Kıbrıs'ta mülkiyetle ilgili insan haklarını ihlal ettiğine dair tespitlerin ardından 2005'te Taşınmaz Mal Komisyonu'nun kurulduğunu belirtti. Komisyonun tazminat, takas ve iade imkanları sunduğunu ifade eden Özersay, Rum tarafının kuzeydeki malların alım-satım ve geliştirme işlemlerinin dondurulması (moratoryum) yönünde bir talepte bulunduğunu ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin basit çoğunlukla bu konuda AİHM'den yorum istenmesi için çalışma başlatılması kararı aldığına dikkat çekti. Özersay “elbette sorular hazırlandıktan sonra mahkemeye konunun aktarılması için yeni bir oylama daha gerekecek ve orada üçte iki çoğunluğa ihtiyaçları var ancak bu çalışma boşuna yapılmıyordur, o gün geldiğinde rum tarafının 30 rakamına ulaşması geçtiğimiz haftaya göre artık daha yüksek bir ihtimaldir. O nedenle toz pembe bir tablo çizmemek ama aynı zamanda felaket tellallığı da yapmamak gerekir. Gerçek şu ki henüz süreçte kaybetmiş değiliz ama son yirmi yılın en kötü kararı çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

“RUM TARAFI EKONOMİMİZİ BOĞMAYA ÇALIŞIYOR, FIRSAT VERMEMELİYİZ, TMK KONUSUNDA SOMUT PRATİK DÜZENLEMELER YAPMALIYIZ”

Özersay, Rum tarafının amacının Kuzey Kıbrıs ekonomisini boğmak ve izolasyonu derinleştirmek olduğunu moratoryum kararının uygulanması halinde KKTC ekonomisinin, özellikle inşaat sektörünün ve bağlantılı sektörlerin büyük ölçüde duracağını vurguladı. Özersay, 'Çözüm istiyoruz diyen Kıbrıs Rum tarafının bu konularda bu kadar saldırgan, bu kadar siyaseti işin içerisine karıştırarak uğraş vermesi, uzlaşma arayışlarıyla örtüşmez' dedi.

Mevcut hükümeti sert dille eleştiren Özersay, UBP-YDP hükümetinin mülkiyet düzenlemelerindeki sık ve geriye dönük değişikliklerle hem içeride hem de uluslararası alanda güveni sarstığını belirtti. Ayrıca, TMK'ya tazminat ödemeleri için toplanan paraların nereye gittiğinin belli olmadığını, hükümetin hesap verebilir olmadığını ve 'keyfi' davrandığını iddia etti. Özersay, hükümetin 'yolsuzluğa batmış' bir yapıda olduğunu ve temel iyi yönetim ilkelerini takip etmediğini öne sürdü. Özersay TMK konusunda pratik ve uygulanabilir adımlar atarak devletin sırtındaki tazminat yükünü hafifletmek, yatırımcılara “tartışmasız mal” yaratarak ortaya çıkacak değer artışından yararlanma imkanı vermek gerektiğine de dikkat çeken Özersay “Bireyler yahut şirketler arasında alım-satımlarla ilgili düzenlemeler TMK mekanizmasında dahil edilerek ve/veya alternatif bir mekanizma yaratılarak yeni bir ivme yakalanabilir. Üstelik geçmişte mal sahibi olmayan ama devletten kiralayan kişilerin eski mal sahibine tazminat ödeyerek mülkü kendi tapusuna geçirme imkanının genişletilmesi gerekir” dedi. Aynı mekanizmanın Güney Kıbrıs'taki Kıbrıslı Türklere ait mallar için de çalıştırılması gerektiğini dile getiren Özersay “sadece çözüm halinde değil çözümsüzlük durumunda da her iki halkın mülkiyet haklarına saygı gösterilmeli sadece bir tanesine değil, benzer çarelerin ve imkanların sunulması gerekir” dedi.
Bu haber 13 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER