Baykallı: “Çözüm isteyenler gerçekçi, çözümsüzlüğü savunanlar hayalcidir”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Dış İlişkiler Sekreteri Kemal Baykallı, Ada TV’de Nupelda Karabuğday’ın sunduğu Günaydın Ada programına konuk olarak Rum basınına yansıyan “yeni formül” iddialarını ve Kıbrıs sorununun geleceğini değerlendirdi.

Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin kamuoyuna yansıyan bazı bilgilerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Baykallı, sızdırılan bilgiler arasında doğrular bulunabileceğini ancak kamuoyunu yanıltmaya yönelik çarpıtılmış unsurların da yer aldığını söyledi. Baykallı, “Bazen yarım doğru, tam yanlıştan daha tehlikelidir” diyerek, kamuoyunda dolaşan her bilginin sorgulanması gerektiğini ifade etti.

“GÜVENLİK SADECE ASKERİ BİR KONU DEĞİLDİR”
Kıbrıs Türk halkı açısından en önemli başlıklardan birinin güvenlik olduğunu belirten Baykallı, güvenliğin yalnızca askeri boyutuyla ele alınamayacağını söyledi. Kıbrıslı Türklerin federal hükümet organlarında yer almasının, karar alma süreçlerine katılmasının ve Kıbrıs Rum tarafının ada adına tek başına karar alamayacak olmasının en önemli güvence unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Kıbrıslı Türklerin geçmişten gelen haklı travmaları bulunduğunu kaydeden Baykallı, 1960 Cumhuriyeti deneyiminin bu noktada önemli olduğunu söyledi. Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğinin ve karar alma mekanizmalarındaki rolünün yalnızca Türkiye tarafından değil, uluslararası toplum tarafından da güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Garanti sisteminin yeniden ele alınmasının mümkün olabileceğini ifade eden Baykallı, önemli olanın Türkiye'nin Kıbrıslı Türklerin güvenliğini sağlayacak etkin rolünün korunması olduğunu dile getirdi.

“REFERANDUMDAN ÖNCE GEÇİŞ SÜRECİ MODELİ TARTIŞILIYOR”
Rum basınına yansıyan yeni formül iddialarına da değinen Baykallı, sıfırdan bir çözüm modeli oluşturulup hemen referanduma gidilmesi yerine, geçiş sürecinin önceden planlandığı ve referandumun daha ileri bir aşamada gündeme geleceği bir modelin konuşulduğunu söyledi. Türkiye ile Yunanistan arasında çözüm bekleyen başka başlıklar da bulunduğunu ifade eden Baykallı, Kıbrıs sorununun çözüme kavuşmasının bölgedeki birçok siyasi ve diplomatik tıkanıklığın aşılmasına katkı sağlayacağını belirtti. “Kıbrıs sorununa çözüm isteyenler gerçekçi insanlardır. Bu sorunun sonsuza kadar mevcut haliyle devam edeceğini düşünenler ise hayalcilerdir” diyen Baykallı, çözümsüzlüğün sürdürülebilir olmadığını savundu.

“TOPRAK VERMİYORUZ, ÜLKENİN TAMAMINA ORTAK OLUYORUZ”
Toprak konusunun Kıbrıs müzakerelerinde en çok manipüle edilen başlıklardan biri olduğunu söyleyen Baykallı, federal çözüm modelinde “toprak veriyoruz” söylemine katılmadığını ifade etti. “Varılacak federal bir anlaşmada ülkenin tamamının ortağı olursunuz. Yapılan şey toprak vermek değil, kurucu devletlerin sınırlarının belirlenmesidir” diyen Baykallı, federal çözüm perspektifinde meselenin bir bölgenin el değiştirmesi değil, ülkenin ortak yönetimi ve ortak sahipliği olduğunu kaydetti. Bölgeler üzerinden yürütülen tartışmaların çoğu zaman eksik veya yanlış bilgilerle şekillendiğini savunan Baykallı, “Biz aslında toprağın tamamına ortak oluyoruz. Benim için Larnaka neyse Girne de odur, Limasol da odur” ifadelerini kullandı.

“ÇÖZÜMSÜZLÜK HER İKİ TOPLUMA DA ZARAR VERİYOR”
Federal çözüm sonrasında toplumların birbirinden tamamen ayrılacağı yönündeki söylemlerin gerçekçi olmadığını ifade eden Baykallı, geçiş kapılarının açıldığı 2003 yılından bu yana iki toplumun zaten yoğun bir etkileşim içerisinde olduğunu belirtti. Kıbrıslı Rumların kuzeye geldiğini, Kıbrıslı Türklerin ise güneyde yaşadığını, çalıştığını ve mülk edindiğini hatırlatan Baykallı, çözüm sonrasında insanların dar bir alana sıkışacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Çözümsüzlüğün devam ettiği ortamda her kesimin kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmeye çalıştığını belirten Baykallı, bunun Kıbrıslı Türklere de zarar verdiğini ifade etti. Kıbrıs Rum tarafının tek başına Kıbrıs Cumhuriyeti adına karar verme yetkisinin bulunmadığını vurgulayan Baykallı, federal merkez hükümette Kıbrıslı Türklerin etkin temsilinin çözümün temel unsurlarından biri olduğunu kaydetti. Rum tarafındaki bazı çevrelerin Kıbrıslı Türklerin karar alma süreçlerine katılımını “Türk vetosu” olarak nitelendirdiğini belirten Baykallı, bunun çözüm karşıtı çevrelerin kullandığı bir söylem olduğunu savundu. “Manipülasyon yalnızca bir tarafta değil, her iki tarafta da vardır” diyen Baykallı, çözümsüzlüğün ne Kıbrıslı Türklere ne de Kıbrıslı Rumlara fayda sağladığını, kalıcı bir çözümün her iki toplumun da yararına olacağını söyledi.
Bu haber 42 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER