Konuşuyoruz Ama Dinliyor muyuz?

Gün içinde kaç kişiyi gerçekten dinliyoruz?

Gün içinde kaç kişiyi gerçekten dinliyoruz?
Cevap vermek için değil, anlamak için…
Çocuğumuzu, anne babamızı ya da bir arkadaşımızı sözünü kesmeden, telefonumuza bakmadan, aklımız başka yerde olmadan en son ne zaman dinledik?
Belki de çağımızın en büyük eksikliği konuşmak değil; dinlemeyi unutmuş olmamızdır.

Halbuki; Dinlemek, sevginin en sessiz ama en güçlü ifadesidir.

Bu soruyu kendimize sorduğumuzda çoğumuzun aklına benzer görüntüler gelir. Bir yandan telefonumuza bakarken çocuğumuzun anlattıklarını dinlemeye çalışıyoruz. İşten yorgun dönünce ev halkının sözlerini yarım kulakla duyuyoruz. Yaşlı anne ya da babamız aynı anıyı tekrar anlattığında ise sabırsızlanabiliyoruz.

Oysa duymak ile dinlemek aynı şey değildir.

Duymak, seslerin kulağımıza ulaşmasıdır. Dinlemek ise karşımızdaki insanın duygu ve düşüncelerine gerçekten yer açabilmektir. Bazen söylenen kelimelerden çok, söylenemeyen duyguları fark edebilmektir.

Çocuklar bunun en iyi örneğidir.

Okuldan dönen bir çocuğa, “Bugün okul nasıldı?” diye sorarız. Çoğu zaman aldığımız cevap sadece “İyi.” olur. Konu da orada kapanır. Oysa aynı çocuğun yanına oturup göz teması kurarak, acele etmeden onu dinlediğimizde; belki arkadaşına kırıldığını, belki öğretmeninin övgüsünün onu mutlu ettiğini, belki de içinde büyüttüğü küçük bir korkuyu paylaşmaya başladığını görürüz.

Çocuklar, kendilerini dinleyen yetişkinlere daha çok güvenir. Çünkü dinlenmek, bir çocuğa “Sen benim için önemlisin.” mesajını verir.

Bu durum yalnızca çocuklar için geçerli değildir.

Ergenler çoğu zaman “Kimse beni anlamıyor.” der. Belki de gerçekten anlaşılmadıklarını düşündükleri için değil, yeterince dinlenmediklerini hissettikleri için böyle söylerler. Yetişkinler de farklı değildir. Bazen bir arkadaşımızın bize çözüm üretmesine değil, sadece içtenlikle dinlemesine ihtiyaç duyarız.

Bir başka örnek de yaşlı anne babalar için;
Yaşlı bir anne ya da baba aynı anıyı birkaç kez anlatır. Çoğu zaman ‘’Bunu daha önce söylemiştin.’’ demek yerine sabırla dinlemek, onlara ‘’Hala benim için önemlisin.’’ mesajını verir.

Günümüzde iletişim kurmak hiç olmadığı kadar kolay. Birkaç saniyede mesaj gönderebiliyor, görüntülü konuşabiliyor, dünyanın öbür ucundaki insanlarla bağlantı kurabiliyoruz. Ancak aynı evin içinde yaşayan insanların birbirini dinlemeye ayırdığı zaman giderek azalıyor.

Dinlemek sabır ister.

Telefonu bir kenara bırakmayı, söz kesmemeyi, hemen öğüt vermeye çalışmamayı ve karşımızdaki kişinin cümlesini tamamlamasına izin vermeyi gerektirir. Gerçek dinleme, cevap vermek için beklemek değil; anlamak için çaba göstermektir.

Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, daha fazla konuşmak değil; birbirimizi daha iyi dinlemektir. Çünkü insanlar çoğu zaman unutulduklarını değil, anlaşılmadıklarını hissederler. Anlaşılmanın yolu ise önce dinlemekten geçer.

Ebeveynlere Not

Her gün çocuğunuza sadece on dakika ayırın. Bu on dakikada telefonunuzu sessize alın, televizyonu kapatın ve yalnızca onu dinleyin. Sorular sorun, göz teması kurun ve sözünü kesmeyin. Bu kısa zaman dilimi, çocuğunuzun kendini güvende hissetmesi ve sizinle güçlü bir bağ kurması için sandığınızdan çok daha değerlidir.

Haftanın Cümlesi

“İnsanlar en çok kendilerini dinleyenleri hatırlar. Çünkü dinlenmek, anlaşılmanın ilk adımıdır.”
Bu haber 18 defa okunmuştur

:

:

:

: