CMIRS'in araştırması ekonomik kaygıların derinleştiğini ortaya koyarken, buna karşın mutluluk ve sosyal güven endekslerinde son yılların en yüksek seviyelerinden birinin kaydedildiğini gösterdi.
Göç Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi (CMIRS), Haziran 2026 dönemine ilişkin üç aylık kamuoyu araştırmasının ikinci bölümünü yayımladı. Yüz yüze görüşme yöntemiyle 500 kişiyle gerçekleştirilen araştırma, Kıbrıslı Türk toplumunda ülkenin gidişatına ilişkin olumsuz algının sürdüğünü, ekonomik kaygıların derinleştiğini, buna karşın mutluluk ve sosyal güven endekslerinde dikkat çekici bir yükseliş yaşandığını ortaya koydu.
CMIRS Direktörü Mine Yücel, araştırma sonuçlarını değerlendirirken, ekonomik kriz, yüksek enflasyon, siyasi istikrarsızlık ve Kıbrıs sorunundaki belirsizliğin toplumun geleceğe ilişkin beklentilerini olumsuz etkilemeye devam ettiğini belirtti.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 91,6'sı ülkede işlerin yanlış yönde gittiğini, yalnızca yüzde 8,4'ü ise doğru yönde ilerlediğini düşünüyor.
Bu oran, CMIRS'in uzun yıllardır yürüttüğü araştırmalardaki eğilimle de örtüşüyor. Son yıllarda ülkede işlerin yanlış yönde gittiğini düşünenlerin oranı sürekli olarak yüzde 90 seviyelerinde seyrediyor.
EN ÖNEMLİ SORUN EKONOMİ
Katılımcılara göre ülkenin en önemli sorunu ekonomik meseleler olmaya devam etti. Araştırmada ülkenin öncelikli sorunları sırasıyla şöyle sıralandı: Ekonomik sorunlar, Kıbrıs sorunu, Sağlık sistemi, Yolsuzluk, Altyapı (elektrik sorunu),
Yeteneksiz/beceriksiz siyasi liderler…
CMIRS, sağlık sisteminin önceki dönemlere göre üst sıralara yükseldiğine dikkat çekerken, yolsuzluk ile siyasi liderlik konularının da toplumun yönetim anlayışına ilişkin memnuniyetsizliğini ortaya koyduğunu değerlendirdi.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 56'sı, önümüzdeki iki yıl içinde kendi ekonomik durumunun daha kötü olacağını düşünüyor.
Kendi ekonomik durumunun aynı kalacağını düşünenlerin oranı yüzde 31,6, daha iyi olacağını öngörenlerin oranı ise yüzde 12,4 olarak belirlendi. Ülke ekonomisine ilişkin beklentiler ise daha da olumsuz.
Katılımcıların yüzde 67,6'sı iki yıl içinde ülke ekonomisinin daha kötü olacağını ifade ederken, yüzde 25,4'ü ekonomik durumun değişmeyeceğini, yalnızca yüzde 7'si ise daha iyi olacağını düşündüğünü belirtti.
YAŞAM STANDARDI ENDİŞESİ ÖNE ÇIKIYOR
Araştırma, ekonomik kaygıların günlük yaşam üzerindeki etkisini de ortaya koydu. Buna göre katılımcıların; üzde 80'i mevcut yaşam standardını koruyamayacağı, Yüzde 67,2'si sağlık harcamalarını karşılayamayacağı, Yüzde 61,8'i borç ve taksitlerini ödeyemeyeceği, Yüzde 57,4'ü ise mutfak giderlerini karşılayamayacağı konusunda kaygı duyduğunu ifade etti.
CMIRS, bu verilerin ekonomik sorunların yalnızca mevcut gelir düzeyiyle sınırlı olmadığını, gelecekte refah kaybı yaşanacağı yönündeki beklentinin toplumun geniş kesimlerine yayıldığını gösterdiğini belirtti.
MUTLULUK ENDEKSİ YÜKSELDİ
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri ise mutluluk endeksindeki artış oldu. Hairan 2026 döneminde mutluluk puanı 10 üzerinden 6,72 olarak ölçüldü. Bu değer, Mart 2026'da ölçülen 5,95 puanın üzerinde yer alırken, son yılların en yüksek seviyelerinden biri olarak kaydedildi. CMIRS, mutluluk düzeyindeki yükselişin, ülkenin genel gidişatı ve ekonomik beklentilere ilişkin olumsuz değerlendirmelerle birlikte ele alındığında, bireysel yaşam memnuniyetinin toplumsal ve siyasal değerlendirmelerden kısmen ayrışabildiğine işaret ettiğini değerlendirdi.
SOSYAL GÜVEN ARTTI ANCAK DÜŞÜK SEVİYEDE
Araştırmada sosyal güven endeksi de yükseliş gösterdi. Haziran 2026'da sosyal güven puanı 10 üzerinden 4,38 olarak ölçüldü. Bu değer son yılların en yüksek seviyelerinden biri olmasına rağmen orta seviyenin altında kaldı. CMIRS, kişiler arası güvenin istenilen düzeye henüz ulaşmadığını, demokratik katılım, toplumsal dayanışma ve kurumsal güven açısından gelişmeye ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
YAŞANABİLİRLİK PUANI GERİLEDİ
Ülkenin yaşanabilirlik puanı ise Haziran 2026 döneminde 10 üzerinden 5,59 olarak belirlendi. Bu puan, Mart 2026 dönemindeki 6,02 seviyesinin altında kalırken, uzun dönem ortalamalarına yakın seyretmeye devam etti. Araştırmada yaşanabilirlik algısının ekonomik beklentiler ve kamu hizmetlerine ilişkin memnuniyetle yakından ilişkili olduğu, ekonomik sorunlar ile altyapı eksikliklerinin bu değerlendirmeyi olumsuz etkilemeyi sürdürdüğü ifade edildi.
MİNE YÜCEL: KARAMSARLIK SÜRÜYOR
CMIRS Direktörü Mine Yücel, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde toplumun ekonomik ve siyasi geleceğe yönelik karamsarlığını koruduğunu belirtti. Yücel, buna karşın mutluluk ve sosyal güven göstergelerinde sınırlı da olsa olumlu gelişmeler yaşandığını ifade ederek, bunun bireylerin yaşadıkları yapısal sorunlara rağmen yaşamlarını sürdürme konusunda belirli ölçüde uyum mekanizmaları geliştirdiğine işaret edebileceğini söyledi.