ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ TOPLUMLARIN SOSYOLOJİK YAPISINI BELİRLER

“Çocuklara ne düşünecekleri değil, nasıl düşünecekleri de öğretilmelidir.”

“Çocuklara ne düşünecekleri değil, nasıl düşünecekleri de öğretilmelidir.”

“Bir toplumun asıl ruhunu gösteren en iyi şey o toplumda çocuklara nasıl davranıldığıdır.” demiş Nelson Mandela. Bu tümceyi farklı okursak şu neticeye de varabiliriz. Toplumdaki bireylerin sosyal davranış biçimlerine bakarak o toplumdaki çocukların nasıl eğitildiğini çözümleyebiliriz.

Toplumu oluşturan bireylerin davranış bozukluğu katsayısı yüksek düzeylerde seyrediyorsa o toplumun çocuklarının yetiştirilme tarzlarında bir problem var demektir. Bir şeyler eksik, yanlış, yetersiz kalıyordur.

Çocukların yetişkin olduklarında sorunsuz birer birey olabilmeleri için sevgi ile sarıp sarmalanmış bir aile ortamında büyümeleri en önemli ve olmazsa olmaz bir koşuldur. Sevgi; insanın ilerideki hayatında sağlıklı ilişkiler kurmasını sağlar. Stresle başa çıkmasına yardımcı olur, ruh sağlığını iyileştirir. Pozitif düşünme ile fiziksel sağlığın korunmasına katkı koyar. Öz güveni artırır. Hayatta yürüyeceği yolu bocalamadan, daha önceden öngörümleyebilir. Çünkü öz güveni yüksektir. Yaşamdan beklentileri yüksektir. Zorluklarla karşı daha dirençli bir yapıları vardır.

Şu ihtimali de göz ardı etmemek lazım; Koruma, kollama ve himaye şekline bürünen aşırı sevgi de yarar yerine zarar getirebilir.

Evin içerisindeki yaşam tarzı da bin nasihatten ve söz ile eğitmekten çok daha etkilidir. Anne babanın evin içerisindeki ilişkileri. Birbirlerine karşı davranış tarzları önemlidir. EV de saygılı bir ilişki olmalıdır. Sorunlarını çözemeyen çiftlerin yaratacağı sürekli gerginlik evdeki çocuğun hem eğitimin de hem de iyi yetişmesinde engel oluşturur.

Aile içinde iletişim sağlanabilmelidir. Ev içerisinde demokrasi olmalıdır. Çocukların fikirleri dinlenilmeli ve saygı gösterilmelidir. Yanlışlarını onaylamanız gerekmez ama despot bir tavır ile düzeltmeye çalışmayınız. Zor olsa
da onların ayrı birer birey olduklarını kabul ediniz. Onların her konuda çok iyi ve kusursuz olmalarını beklemeyiniz. Her yaptıklarını başkalarıyla kıyaslayıp değerlendirmeyiniz. Herkes ayrı bir kişidir. Eleştirirken onları küçük düşürmeyiniz. Topluluk içerisinde buna çok daha azami dikkat gösteriniz. Onları dışlayıp ötekileştirmeyiniz. Bir konuda bilgileri yetersiz ise onlara tepeden bakmayınız. Unutmayınız ki siz onun dört, beş katı bir zaman dilimi fazla yaşadınız. Ve onun yaşında iken onun bildiklerinden daha az şey biliyordunuz. Çocuklara bilimsel olmayan bilgiler, kanıtlanmamış bilgiler, hurafeler, öğretip zihin karışıklığı yaratmayınız.

“Çocuklara ne düşünecekleri değil, nasıl düşünecekleri de öğretilmelidir.”
Onlar felsefe ve mantık öğrenirlerse aldıkları bilgiler süzgeçlerinden geçip damıtıldıktan sonra kendi düşünceleri olarak karşımıza çıkacaktır. Onların özgürlük alanlarına yüksek duvarlar örmeyiniz.

Baskılar altında, sevgisiz, eğitime önem verilmeyen, aile içi şiddetin var olduğu ailelerde büyüyen çocuklar; özgüveni oluşmamış, itaatkar olduğu için kendi yolunu belirlemekten aciz, sosyal uyum sorunu yaşayan, topluluk içerisinde kendini gösterip ön plana çıkamayan bu durumunu da şiddete baş vurarak gücünü o şekilde kanıtlamaya çalışan bireyler olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Hayata karşı kaygı duyguları yüksektir. Kendilerini güvende hissetmezler. Depresif bunalım yaşama ihtimalleri yüksektir.

“Dünyayı Sevgi Kurtarır”şiirimden

(...)Sevgi köklerden alınır
dallardan sürgünlere ulaşır
oradan ise havaya aktarılır.
Sevgisiz kalırsa ağaç
sürgünler kurur önce
sonra dallar ve kökler.
Zorlaşır evrende nefes almak
mutlu olmak zorlaşır.(...)
(...)Nefret;
çiğneyip ısırgan otunu
dilindeki acı yüzüne vuran insana benzer.
Tükürse yerdeki çiçeği kurutur.
içinden çıkan acı leke
çöker insanlığın üzerine.(...)

İnsani vasıfları yükselmiş toplumların sosyolojik olarak tetkik ve analizini yapmak için araştırmacılara ayna olabilecek önemli bir veri kaynağı, çocuklukta yaşanılan çevredir. Çocukların nasıl yetiştirildiğidir. Bunun en küçük birimi ise ailedir.

Sağlıcakla kalınız.
Bu haber 4 defa okunmuştur

:

:

:

: