Borsadaki Satışın Adı: Fonların Yeni Düzeni

Borsa İstanbul’da son günlerde yaşanan satışları yalnızca “endeks yoruldu”, “yatırımcı kâr satışı yaptı” ya da “küresel piyasalar bozuldu” şeklinde okumak eksik kalır.

Borsa İstanbul’da son günlerde yaşanan satışları yalnızca “endeks yoruldu”, “yatırımcı kâr satışı yaptı” ya da “küresel piyasalar bozuldu” şeklinde okumak eksik kalır.

Çünkü bu kez piyasada fiyatları etkileyen önemli bir başlık daha var: fonların portföylerini yeni kurallara göre yeniden düzenleme süreci.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun 28 Ağustos’ta yatırım fonlarına ilişkin rehberde yaptığı kapsamlı değişiklik, özellikle serbest fonların portföy yapıları açısından yeni bir dönem başlatıyor. Düzenlemenin temel amacı; fonların daha şeffaf, kontrollü ve dağılmış bir portföy yapısıyla hareket etmesini sağlamak.

Fakat piyasanın bir gerçeği var:

Kural değişir, portföy değişir; portföy değişirse fiyat değişir.

Satışın arkasında ne var?

Bir fon belirli bir hissede olması gerekenden daha yüksek ağırlığa sahipse, yeni kurallara uyum sağlamak için o pozisyonunu azaltmak zorunda kalabilir.

İşte burada ortaya çıkan satış, şirketin bilançosunun bozulduğu anlamına gelmez.

Şirket aynı şirket.

Fabrika aynı fabrika.

Siparişler aynı.

Kârlılık beklentisi aynı.

Ama fonun o hissede taşıdığı pozisyon değişmektedir.

Dolayısıyla tahtada görülen satışın bir bölümü şirket kaynaklı değil, portföy zorunluluğu kaynaklı olabilir.

Nitekim son günlerdeki satış baskısını değerlendiren piyasa uzmanları da fon çıkışları ve portföy yönetim şirketlerinin yeni düzenlemelere uyum amacıyla yaptıkları pozisyon ayarlamalarına dikkat çekiyor.
Küçük ve orta ölçekli hisseler neden daha fazla etkilenebilir?

Burada kritik nokta hisse senedinin likiditesi.

Büyük ve derinliği yüksek hisselerde milyonlarca liralık satış görece daha kolay karşılanabilir.

Ancak işlem hacmi düşük, fiili dolaşımı sınırlı ve fon sahipliği yüksek bir hissede aynı miktardaki satış çok daha sert fiyat hareketine neden olabilir.

Bu nedenle yatırımcının ekranda gördüğü düşüşü doğrudan:

“Bu şirket kötüleşti.”

şeklinde yorumlamaması gerekir.

Bazen düşen fiyatın sebebi şirket değil, satmak zorunda kalan portföydür.

Peki bu satış ne kadar sürer?

Bence piyasanın asıl sorusu burada.

Fonların yeni yapıya uyum sağlama süreci tamamlandıkça zorunlu pozisyon değişikliklerinin etkisi de azalabilir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde özellikle şu üç veriye bakmak gerekiyor:

1. Fonların hangi hisselerde pozisyon azalttığı

2. Satışın devamında takas yapısının nasıl değiştiği

3. Satış bittikten sonra aynı hisselere yeniden talep gelip gelmediği

Çünkü satış sona erdikten sonra güçlü şirketlerde yeniden alıcı oluşuyorsa, yaşanan hareketin önemli bölümünün teknik ve portföy kaynaklı olduğu anlaşılabilir.

Borsa için kötü haber mi?

Ben bunu doğrudan kötü haber olarak görmüyorum.

Kısa vadede satış baskısı yaratabilir.

Bazı hisselerde volatiliteyi artırabilir.

Özellikle fonların yoğun bulunduğu tahtalarda sert hareketler meydana getirebilir.

Ancak uzun vadede daha şeffaf, daha dengeli ve yatırımcı açısından daha öngörülebilir bir fon piyasası oluşturulması Borsa İstanbul’un kalitesi açısından olumlu olabilir.

SPK’nın düzenlemesinin arkasındaki temel yaklaşım da yatırımcı haklarının korunması, şeffaflık ve piyasaların sağlıklı işlemesi.

Asıl fırsat satıştan sonra doğabilir

Borsada her sert satışın ardından aynı soru sorulur:

“Daha da düşer mi?”

Bence daha doğru soru şudur:

“Bu satış neden geliyor?”

Eğer cevap şirketin temelinde bozulma ise dikkat etmek gerekir.

Ama cevap fonların mevzuata uyum için pozisyon azaltmasıysa, o zaman yatırımcı açısından başka bir tablo ortaya çıkar.

Çünkü zorunlu satış bittikten sonra fiyat ile şirketin gerçek değeri arasındaki makas yeniden kapanabilir.

İşte bu nedenle önümüzdeki günlerde sadece endekse bakmak yerine takas değişimlerini, fon sahipliğini, işlem hacmini ve yabancı/yerli kurumsal hareketleri birlikte takip etmek gerekiyor.

Son söz

Borsa İstanbul’da son satış dalgasını yalnızca korku üzerinden okumak yanlış olur.

Piyasa şu anda bir anlamda “yeniden pozisyonlanıyor.”

SPK’nın fon düzenlemesi, bazı portföylerde zorunlu ağırlık değişikliklerini beraberinde getiriyor. Bu değişiklikler kısa vadede satış baskısı oluşturabilir. Ancak satışın kaynağı ortadan kalktığında, temel hikâyesi güçlü şirketlerde fiyatların yeniden kendi dinamiklerine dönmesi mümkün.

Borsada bazen en büyük fırsatlar yükseliş sırasında değil, neden düştüğünü doğru anlayabildiğimiz satışlarda ortaya çıkar.

Bugün panik yapan yatırımcı ekrana sadece kırmızı rakamları görüyor.

Tecrübeli yatırımcı ise o kırmızının arkasında şu soruyu arıyor:

“Bu satış gerçek mi, yoksa geçici bir portföy temizliği mi?”

Bence Borsa İstanbul’un önümüzdeki dönemde vereceği en önemli cevap da bu olacak.
Bu haber 59 defa okunmuştur

:

:

:

: