Testi kırılmadan önlem almalıyız

Bir facia yaşanıyor…

Bir facia yaşanıyor…
Canlar gidiyor.
Ocaklara ateş düşüyor.
Sonra ne yapıyoruz?
Zanlıları tutukluyoruz, mahkemeye çıkarıyoruz, ifadeler alıyoruz, sorumluları arıyoruz.
Elbette suç varsa hesabı sorulmalı.
Elbette ihmali olan varsa cezasını çekmeli.
Ama asıl soruyu sormazsak, bütün bunların hiçbir anlamı kalmaz:
Bu facia yaşanmadan önce kim neyi denetledi?
İşte HÜR-İŞ Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu’nun Ada TV’de söylediği söz tam da bu nedenle son derece önemli:
“Biz bugüne kadar kişileri değil sistemi konuşsaydık belki de bu gemi faciası yaşanmayacaktı.”
Meselenin özeti budur.
Çünkü bir gemi faciasını sadece kaptana, mürettebata veya birkaç kişiye indirgerseniz, çok daha büyük bir sorunu görmezden gelirsiniz.
O da devletin denetim mekanizmasıdır.
Devletin görevi sadece facia olduktan sonra soruşturma açmak değildir.
Devletin görevi, faciaya giden yolu daha en başında kapatmaktır.
Bir gemi sefere çıkmadan önce denetlenmelidir.
Teknik yeterliliği kontrol edilmelidir.
Personel yeterliliği sorgulanmalıdır.
Can güvenliği açısından gerekli şartları taşıyıp taşımadığı ortaya konulmalıdır.
Eksiklik varsa o geminin sefere çıkmasına izin verilmemelidir.
Bunlar yapılmadıktan sonra facia yaşanıp da “Kim suçlu?” diye sormanın bir tarafı eksik kalır.
Çünkü mesele yalnızca suçluyu bulmak değil…
Suçun işlenmesine, ihmalin oluşmasına veya tehlikenin büyümesine nasıl izin verildiğini de bulmaktır.
Tam burada Filo Jet faciasının ardından Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası’nın yaptığı açıklamayı da hatırlamak gerekiyor.

Sendika, yıllardır Ercan Havalimanı ve hava trafik hizmetlerindeki teknik altyapı, personel ve denetim sorunlarına dikkat çektiklerini söylüyor.
Ve çok çarpıcı bir cümle kuruyor:
“Emniyet, bir facia yaşandıktan sonra soruşturma açmak değil; facia yaşanmadan önce tehlikeyi görmek ve önlem almaktır.”
İşte devlet yönetiminin temel mantığı tam olarak bu olmalıdır.
Testi kırıldıktan sonra suçu testiye yüklemek kolaydır.
Zor olan, testi kırılmadan önce çatlağı görmektir.
Hava trafik sistemi “şimdilik çalışıyor” diye bırakılmaz.
Bir gemi “bugüne kadar bir şey olmadı” diye sefere çıkarılmaz.
Bir hastanenin cihazı “henüz tamamen bozulmadı” diye yenilenmen bırakılamaz.
Bir yol “daha büyük bir kaza olmadı” diye güvenli kabul edilemez.
Devletin görevi, kazayı beklemek değildir.
Devletin görevi, kazanın meydana gelme ihtimalini ortadan kaldırmaktır.
Artık kişileri değil, sistemi de konuşmanın zamanı geldi.
Hatta çok geç bile kaldık. Bizden söylemesi…
Bu haber 32 defa okunmuştur

:

:

:

: