Ekim için yeni çiçek fideleri dikersiniz. Benim pembe papatyamın şimdi çoğaltma zamanı…
Geçen yıldan çoğalttıklarım ( bahara doğru) kocaman oldular.
Her işinizi haftada ya da iki haftada gelen bahçıvana bırakamazsınız.
Her gün siz de emek verirseniz her ektiğiniz yaşar.
Ben her sabah gün doğarken ve akşam da kaş kararmadan ikişer saat bahçeme zaman ayırırım. ( başka bir programım yoksa elbette)
Bugün çitlerin diplerindeki küçük dalları da kestim. Kökler hava almazsa güzelleşemez.
Her işi yaparken atalarıma şükrederim. Her adımda hangisinden bir şey öğrenmişsem kendime aferinlerim olur.
Alnımdan akan terlerim sağlığıma bir damladır, bilirim.
Mutlu hafta sonlarınız olsun.
AŞKIN KUM SAATİ
gece yarısını vururken saatler
aklıma düşer
bakışların...
bakışlarını özlerim...
ne zaman bir nihavend çalsa
mırıldanır dudaklarım
dudakların düşer aklıma
dudaklarını özlerim...
yağmurlardır büyüten özlemleri
sahile vurdu gönlüm
su yandı
kum yandı
zambaklarsa
alabildiğine özgür...
güneşi uğurla
aydınlık sabahlarda
umutlara...
Ayşe TURAL
BUGÜN
DÜNDEN
DAHA İYİ OLMAK ZORUNDAYIZ
Yaşamda yol aldıkça, deneyimlerimiz arttıkça farkındalıklarımız da artıyor.
Yine de DAHA GÜZEL BİR DÜNYA İÇİN bunun yeterli olmadığını düşünüyorum.
Dünya nüfusu hızla, katlanarak çoğalıyor. Bu da beraberinde inanılmaz hatta akla hayale sığmaz sorun ve kötülükleri de beraberinde getiriyor.
Sanki bizim dışımızda, önlenemez KÖTÜCÜLLER, geceden sabaha kötülüğü ortalığa yayıyor.
Durmadan aynı şeyleri tekrar edip beyinler yıkanıyor. Sık gösterilen şeyler de ALGI yaratarak sanki normalleştiriliyor gibi geliyor.
Filmlerde bile kötülükler, birbiri ardına, zincirleme gidiyor. GERÇEK adına yapılan programlarda en ince detaylar, sinsi planlar gösterilip öğretiliyor...
Ben akıllılardan ve akılsızlardan korkmuyorum. Onlardan kimseye zarar gelmez.
Ben YARIM AKILLILARDAN korkuyorum. Çünkü onlar kendilerini akıllı zannediyor; en tehlikelisi, biz de onları akıllılar sınıfına koyuyoruz.
Lütfen şu sayfaları SANSASYON yaratıp TOPLUM PSİKOLOJİSİNİ BOZACAK ifadeler için kullanmayınız.
Haydi bugün,
daha iyi bir İNSAN olmak için,
KENDİMİZ için,
ÇOCUKLARIMIZIN geleceği için,
AİLEMİZ için,
TOPLUMUMUZ için,
DÜNYA için,
güzel bir şeyler yapalım...
BAĞBOZUMU
eylül sıcağında
darmadağın bağ
saçlarını topluyor altın tokalarla...
ay ışığında
tıpası açılıp
saçıldı mis kokusu şarabın
bedenin toprağına..
yüreğimdeki bağ
damar damar çatlarken
ılık ılık akarken derinliklerine
tenimin asma yaprağını
örtüyorum üzerine...
Ayşe TURAL
USTAYA
KAHVELERİNİ VERİRKEN
Neredeyse bir ay oluyor. Sitemizde düzenlemeler var. Elbette daha güzel ve daha temiz olacak.
Her iş için başka işçi grubu geliyor. Kimine merhaba diyorsunuz kimini görmezden geliyorsunuz.
Her biri başka model!
Bambaşka ülkelerden. Dilleri ayrı, yetişme tarzları ayrı…
Her sabah erken kalkıp bahçemle uğraşmayı severim. Bir de bunun akşam Faslı da var.
Bakarsan bağ oluyor bakmazsan dağ…
Bahçe çöpünü atmak için yürürken ustabaşı işini bırakıp bana yardım ediyor.
Teşekkür için ona ve Afrikalı yardımcısına kocaman bardaklarda ikişer fincanlık şekerli kahve yapıyorum.
Öğüt vermeden olmaz. Yardımcısının çok dikkatli ve zeki bir genç olduğunu, konuşurken çalışanlarına örnek olmasını, bağırıp çağırmamasını söylüyorum.
Kafasını sallıyor. “ Sen de onların öğretmenisin” diyorum. Yüzü gülüyor.
Çıraklar ustalarını örnek alır, değil mi?
GÜNCELLEME
gelin önce
sözün mührünü çözelim
bir güzel...
bir DOST selamı alalım
dünlerden...
bulabilirsek eğer
ruhumuzdan
bir de kopya çekerek başlayabiliriz...
siyah/beyaz olsun ama
biraz da gri...
yaşam sınavında
ne zaman sınıfta kalmıştınız
yoksa GEÇER not muydu
hatırladıklarınız?
Ayşe TURAL
BİR KAHVE ALIR MISINIZ?
Girne’deyim. Ne zaman içim üşüse sıcacık bir yer ararım. Şöyle ruhuma uygun, şirin, temiz aydınlık.
Bir şömine başı olabilir Cafe Dükkan gibi... Ya da sıcacık ev yemekleri veren Bandabulya Restaurant gibi...
Yahut limanda denizi, tekneleri seyrederek içilen mis gibi bir sabah kahvesi...
Bulunduğum bölgeye göre bir yer seçerim her zaman.
Bugün Karşıyaka Parkı’nın oralardayım. Günün her saati park problemi var. Neyse çocuk parkının yanında duruyorum. Girne Belediyesi temizlik işlerine çok önem veriyor. Çevre tertemiz.
Naci Talat Caddesi yeni görünümüyle pırıl pırıl ışıl ışıl oluyor. Şimdi sizler bu hangi cadde dersiniz? Jasmine yolu yani...
Yeni mağazalar, işyerleri, kafelerle bambaşka bir yüze kavuşuyor.
Caddeyi geçeceğim, elinde şemsiyesi, şık bir hanıma kim yol vermez ki! Araçlar yol veriyor ve karşıya geçiyorum.
Kocaman harflerle ESPRESSAMENTE yazıyor. Daha dış mekana adım atar atmaz, güleryüzlü bir eleman “hoşgeldiniz” deyip şemsiyemi alıyor.
İlk adım, ilk tanışma çok önemli benim için. Bir de tatları görelim.
Gerçi ben İLLY ile tanışalı bir yıl oldu. Enfes bir kahve, özel aromalı... Gerçek İtalyan...
Birisini tanıtır gibi oldu ama... Hatta yaz boyunca illyli dondurmalar yedim. Şimdi dünyadaki yerlerine Kıbrıs da eklenmiş oldu.
Burası illy kahvenin ana mekanı... Aydınlık, şık ve sıcacık... Dışarının soğuğundan sonra çok iyi geliyor. Birkaç arkadaşıma rastlıyorum içerde. Aynı masada kahvelerimizi içip sohbet ediyoruz.
Ben meraklı böcek... Bir sürü soru soruyorum. Neler var, yemek de veriyor hem de hep İtalyan tarzı...
İsimlerine bakıyorum, içeriklerini okuyorum. Yerin resmi açılışı henüz yapılmamış ama hizmet veriyor. Zaten önce ayak alıştırılır ve eksikler tamamlanır, adet böyledir...
İtalyan kahve çeşitleri, alkollü içecekler, yemekler, salatalar, kahvaltı, tatlılar... Yok yok yani...
Avrupai havada döşenmiş, kırmızı siyah ve silver hakim... Aydınlık, pırıl pırıl ve şık... Karşıda kocaman bir dünya haritası, cam üzerine kumlama tekniği ile yapılmış anlaşılan, İlly’nin hangi ülkelerde olduğunu gösteriyor...
Benim için görsellik bu tip yerlerde çoook önemli... Ne yapayım huyum kurusun güzel şeylere bayılıyorum...
Biz Kıbrıslılar, yeni mekanlara gitmeyi, yeni tatlar denemeyi severiz.
Evet efendim, kahvenizi nasıl alırsınız?...
(Biraz nostalji yapmak istedim.
Ben bile unutmuşum. Adı geçen yerlerin neredeyse hiçbiri yok. / çünkü yıl 2010)
HAYAT
haydi hayat
topla bütün cam kırıklarımı…
aralık kalmış kapılar gibiyim
ya da sofradaki eksik iskemle...
bugün
göğün çarşafı yetmedi
hüzünlerimi örtmeye...
gel yeni gün!
beni ışıklarınla yıka...
Ayşe TURAL