Babam Hüseyin Özdemir’in kendi el yazısıyla kaleme aldığı anılarını okudukça, geçmişte yaşananların yıllar sonra nasıl başka anlamlar kazandığını daha iyi görüyorum. Çünkü anılar yalnızca geçmişi anlatmıyor; insanların, mekânların ve bir ailenin zaman içerisindeki değişimini de bugüne taşıyor.
Babam Hüseyin Özdemir’in kendi el yazısıyla kaleme aldığı anılarını okudukça, geçmişte yaşananların yıllar sonra nasıl başka anlamlar kazandığını daha iyi görüyorum. Çünkü anılar yalnızca geçmişi anlatmıyor; insanların, mekânların ve bir ailenin zaman içerisindeki değişimini de bugüne taşıyor.
Babamın müfettişlik yıllarında köy köy dolaşırken eğitimi yalnızca derslerin denetlenmesi olarak görmediği, notlarından anlaşılıyor. Öğretmenin öğrencisiyle ilişkisine, okul düzenine ve çocukların öğrendiklerini ifade edebilmesine önem veriyor. Anglisya okulunda Fuat Baymur’un kompozisyon defterini incelerken öğrencilerin mutlaka kompozisyon yazmaya teşvik edilmesini önermesi bunun örneklerinden biri.
Baf Kasabası Türk Okulunda Başöğretmen İbrahim Bey, Peyker Tahsin ve Necati Bey; Larnaka’daki okullar, Celya Türk köyü, Sarama ve daha birçok yer ve isim, babamın satırlarında dönemin eğitim hayatından izler taşıyor.
Anılarda ailemizin geçmişine uzanan ayrıntılar da var. Babam, bir dönem ailece Çağlayan’da İsmail Moreket’e ait bir evde kiracı olarak yaşadığımızı anlatıyor. Daha sonraki yıllarda ailemiz yine Çağlayan’da kendi evine sahip oldu. Bugün bana ait olan bu aile evimiz, Berova Klinik olarak sağlık hizmeti veriyor. Bir zamanların aile yuvasında bugün babamın torunu, benim de oğlum Dr. Kandemir Berova hekimlik yapıyor. Böylece çocukluk anılarının yaşandığı bir mekân, yeni kuşakla birlikte insanlara sağlık hizmeti verilen bir yere dönüşmüş durumda.
1952 yazında Baf’ta öğretmenler için düzenlenen kurslarda babama Türkçe öğretim metotları konusunda konferans verme görevi verilmişti. Ailesiyle kaldığı küçük otelde altı yaşındaki oğlu Niyazi Özdemir elektrik tellerine kapılmış, Müfettiş Tilki’nin kızı tahta bir sandalye kullanarak onu kurtarmıştı.
Anılarda altı yaşındaki bir çocuk olarak karşımıza çıkan Niyazi Özdemir, yıllar sonra tıp tahsilini tamamladı, genel cerrah oldu ve uzun yıllar hizmet verdikten sonra emekliye ayrıldı. Babamın iki oğlu ve bir kızı vardı. Her iki oğlu da tıp tahsili yaptı; ailenin tek kızı ise benim.
Babamın çocuklarında şekillenen eğitim ve hizmet anlayışının sonraki kuşakta da farklı yollarla devam ettiğini görmek benim için ayrıca anlamlıdır. Torunu Dr. Kandemir Berova bugün aile evimizde hekimlik yaparken, kendi adını taşıyan diğer torunu, oğlum Özdemir Berova da tıp tahsilini tamamladı, uzun yıllar genel cerrah olarak görev yaptı ve daha sonra siyasete girdi. Bugün Maliye Bakanı olarak kamu görevini sürdürüyor. Aynı aile hikâyesinin yeni kuşakta farklı alanlarda devam etmesi, yıllar önce yazılmış bu anılara bugün ayrı bir anlam kazandırıyor.
Ben İş İdaresi eğitimimin ardından yüksek lisansımı tamamladım. SÜTEK’te 25 yıl görev yaptım ve Genel Müdürlük sorumluluğunu üstlendim. Çalışma hayatım emeklilikle sona ermedi; bugün liyakati savunan siyasi çevrelerce iki kez görevden alındım. 2017’den itibaren ise yaşamımda yeni bir dönem başladı ve köşe yazarlığına yöneldim. Bugüne kadar siyasi, ekonomik ve sosyal konularda 871 köşe yazısı kaleme aldım.
Şimdi her Pazartesi babamın anılarını okuyucularımla buluştururken aslında yalnızca geçmişi aktarmıyorum. Altı yaşındaki bir çocuğun doktorluğa uzanan hayatını, bir aile evinin kliniğe dönüşmesini, çocukların ve torunların farklı alanlarda sürdürdüğü hizmetleri de bugüne taşıyorum.
Anıların gerçek değeri belki de burada ortaya çıkıyor. Zaman insanları, mekânları ve şartları değiştiriyor; fakat yaşananların bıraktığı izler kaybolmuyor. Babamın yıllar önce el yazısıyla başlayan hikâyesi bugün çocuklarının ve torunlarının yaşamlarında devam ediyor. Ben de o satırları köşeme taşıyarak geçmişten bugüne, bugünden yarına uzanan bu aile ve toplum hafızasının kaybolmamasına katkı koyuyorum.
Bu anıların akademisyenlerin araştırmalarına ve Atatürk Öğretmen Koleji öğrencilerinin tez çalışmalarına konu olması, bu amaçla benimle görüşmeler yapılması ise taşıdıkları değerin yeni kuşaklara ulaştığını göstermesi bakımından benim için ayrıca anlamlıdır.