Bugünün ikramiyesi, yarının borcu olmasın!

Maliye Bakanlığı, bütçe finansmanı kapsamında gerçekleştirdiği 100 gün vadeli Hazine Bonosu ihalesiyle 2 milyar 79 milyon TL borçlandı.

Maliye Bakanlığı, bütçe finansmanı kapsamında gerçekleştirdiği 100 gün vadeli Hazine Bonosu ihalesiyle 2 milyar 79 milyon TL borçlandı.
Daha açık bir ifadeyle, devlet bugününü kurtarmak için geleceğinden borç almaya devam ediyor. Üstelik bu borçlanma, kamu maliyesinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretlerinin bulunduğu bir dönemde gerçekleşiyor.
Tam da böyle bir ortamda, Sosyal Sigorta emeklilerine 40 bin TL ikramiye verilmesi kararına yönelik durup bir düşünmek gerekiyor.
Elbette emeklilerimizin yaşam koşulları ortada. Yıllarca çalışıp prim ödeyen, bugün aldığı maaşla geçinmekte zorlanan insanlara destek verilmesi sosyal devlet anlayışının bir gereğidir. Hele ki hayat pahalılığının bu denli hissedildiği bir dönemde, emeklilerin alım gücünü korumak devletin sorumluluğudur.
Ancak burada asıl tartışılması gereken, emekliye ikramiye verilip verilmemesinden çok, bu ödemelerin hangi kaynakla ve ne kadar sürdürülebilir bir anlayışla yapıldığıdır.
Sosyal Sigortaların yıl sonunda 19 milyar TL kâr elde etmesinin beklendiği ve 40 bin TL'lik ikramiye ödemesinin bu tutarın yaklaşık yüzde 10'una denk geldiği ifade ediliyor. Eğer bu öngörü gerçekleşir ve fonun aktüeryal dengesi korunursa, söz konusu ödemenin mali yapıyı bozmayacağı görüşü de anlaşılabilir. Fakat beklenen kârın gerçekleşmesi, gelecekte de aynı mali tablonun devam edeceği anlamına gelmez.
Çünkü biz bu filmi daha önce de izledik.
Maliye’nin yılda üç kez hayat pahalılığı verdiği dönemi hatırlayalım. O gün bugün bir türlü dikiş tutturulamıyor. Bütçe açıklarını kapatmak için sürekli borçlanmaya gidiliyor. Şimdi de 100 gün vadeli Hazine Bonosu ihalesiyle 2 milyar 79 milyon TL borçlanılması, kamu maliyesinin üzerindeki baskıyı bir kez daha gözler önüne seriyor.
Peki, bu borçların geri ödemesini kim yapacak?
Bugün alınan borçlar, yarın bu ülkede yaşayacak gençlerin, çocuklarımızın ve gelecek nesillerin omuzlarına yüklenecek.
Kimse emekliye verilecek ikramiyeye karşı olduğumuzu düşünmesin. Aksine, emeklilerimizin hak ettikleri yaşam standartlarına kavuşması hepimizin ortak sorumluluğudur. Ancak Sosyal Sigortalar, günü kurtarmak için kullanılacak bir kaynak değil, yıllarca prim ödeyen insanların güvencesidir.
Bugün elde edilen kârın tamamını harcanabilir bir kaynak gibi görmek de doğru değildir. Yaşlanan nüfus, artan emekli sayısı, sağlık giderleri ve gelecekteki yükümlülükler dikkate alınarak hareket edilmelidir. Fonun bugünkü mali gücü kadar, önümüzdeki yıllarda da emeklilere maaş ödeyebilecek durumda olması önemlidir.
Bugünün ikramiyesi, yarının borcuna dönüşmemeli. Devletin görevi yalnızca bugünü kurtarmak değil, gelecek nesillerin hakkını da korumaktır. Bizden söylemesi…
Bu haber 88 defa okunmuştur

:

:

:

: