Siyasetçinin sınavı 7 Aralık’ta başlayacak

Seçim dönemleri siyasetin en hareketli, vaatlerin en bol olduğu zamanlardır. Her parti halkın karşısına projelerle çıkar, sorunlara çözüm önerileri sunar ve geleceğe ilişkin hedeflerini anlatır. Bunlar demokrasinin doğal bir parçasıdır. Ancak siyasetin bir de gözden kaçırılmaması gereken gerçeği vardır: Hayat yalnızca seçim gününden ibaret değildir.

Seçim dönemleri siyasetin en hareketli, vaatlerin en bol olduğu zamanlardır. Her parti halkın karşısına projelerle çıkar, sorunlara çözüm önerileri sunar ve geleceğe ilişkin hedeflerini anlatır. Bunlar demokrasinin doğal bir parçasıdır. Ancak siyasetin bir de gözden kaçırılmaması gereken gerçeği vardır: Hayat yalnızca seçim gününden ibaret değildir.
6 Aralık’ta sandığa gidilecek ama hayat 7 Aralık’ta da devam edecek. Maaşlar ödenecek, emekliler aylıklarını bekleyecek, devletin giderleri sürecek, yatırımlar yapılacak ve ülkenin ekonomik sorunları yine karşımızda duracak.
İşte bu nedenle seçim meydanlarında söylenen her sözün, açıklanan her projenin ve verilen her vaadin ayaklarının yere basması gerekir.
Başbakan Ünal Üstel’in, CTP’nin emeklilik yaşını 55’e düşürme vaadine yönelik eleştirisi de bu açıdan önemlidir. Üstel, böyle bir düzenlemenin mevcut ekonomik ve mali koşullarda mümkün olmadığını savunuyor. Erken emekliliğin kamu maliyesine getireceği yükün ve ekonomik sonuçlarının hesaba katılması gerektiğini vurguluyor.
Elbette erken emeklilik, çalışanların hayatını doğrudan ilgilendiren önemli bir konudur. İnsanlar daha erken emekli olmayı, kalan ömürlerini daha rahat geçirmeyi isteyebilir. Bu talebi anlamak zor değildir. Ancak bir talebin anlaşılır olması, o talebi karşılayacak ekonomik imkânların mutlaka bulunduğu anlamına gelmez.
Asıl mesele, halka ne vaat edildiği kadar, o vaadin nasıl ve hangi kaynakla yerine getirileceğidir.
Emeklilik yaşını düşürmek kulağa hoş gelebilir. Fakat bunun sosyal güvenlik sistemine ve çalışan emekli dengesine etkileri hesaplanmadan ortaya konulacak bir vaat, seçim sonrasında ciddi tartışmalara yol açabilir.
Kamu maliyesinin sıkıntılarından söz eden muhalefetin yeni harcama ve yükümlülükler doğurabilecek vaatler ortaya koyması, doğal olarak açıklama gerektirir. Aynı şekilde iktidarın açıkladığı projelerin de kaynakları, maliyetleri ve uygulanabilirliği kamuoyuna anlatılmalıdır.
Bu değerlendirme bütün siyasi partiler için geçerlidir.
Siyasette en kolay iş, seçmenin beklentilerine hitap eden vaatler sıralamaktır. Zor olan ise o vaatleri ekonomik gerçeklerle bağdaştırmak ve hayata geçirmektir.
Unutulmamalıdır ki seçim 6 Aralık’ta bitecek ama hayat 7 Aralık’ta da devam edecek.
O gün geldiğinde insanlar seçim meydanlarında hangi sözlerin alkışlandığını değil, hangi sözlerin yerine getirildiğini konuşacak. Siyasetçinin gerçek sınavı da tam olarak burada başlayacak. Bizden söylemesi…
Bu haber 97 defa okunmuştur

:

:

:

: