Rum sahil bölgelerinin büyük bir kesiminin İsrailli iş insanlarının eline geçtiği belirtilirken, ekonomik sıkıntı yaşayan Rumların mülklerinin piyasa değerinin iki katına satın alındığı ve bu süreçte baskı yöntemlerinin de kullanıldığı vurgulanıyor.
Rum sahil bölgelerinin büyük bir kesiminin İsrailli iş insanlarının eline geçtiği belirtilirken, ekonomik sıkıntı yaşayan Rumların mülklerinin piyasa değerinin iki katına satın alındığı ve bu süreçte baskı yöntemlerinin de kullanıldığı vurgulanıyor.
İsrail’in Güney Kıbrıs’taki artan ekonomik varlığı, Rum kesiminde milli güvenlik endişelerine yol açıyor. Her gün medyada yer alan haberlerde bu endişe öne çıkarılıyor.
Rum sahil bölgelerinin büyük bir kesiminin İsrailli iş insanlarının eline geçtiği belirtilirken, ekonomik sıkıntı yaşayan Rumların mülklerinin piyasa değerinin iki katına satın alındığı ve bu süreçte baskı yöntemlerinin de kullanıldığı vurgulanıyor.
Rumların en büyük partilerinden AKEL de gelişmeleri yakından takip ediyor.
Satışlarla ilgili AKEL milletvekili Aristos Damianou, İsrailli iş insanlarını 'işaret ederek' “Kıbrıs satılıyor. Gelecek nesillere bırakmak istediğimiz durum bu mu?” diye isyan etti.
Yabancı iş insanlarının yanlarına aldıkları korumalarla Rum mülk sahiplerinin kapısına gittiğini kaydeden Damianou, “Amaçları, sahiplerin satışa rıza göstermesini sağlamak. Satış sözleşmesi imzalandığında polise şikâyet gelmeyebilir, ancak vatandaşların rızasının nasıl alındığı konusunda ciddi sorunlar var” dedi.
Limasol ve Larnaka’daki satışları anımsatan konuşmalar yapan Damianou, sahil şehirlerinde her on satıştan altısının veya yedisinin yabancılara ve yabancı menşeli şirketlere gittiğini söyledi. (Larnaka ve Limasol, İsraillilerin en yoğun yaşadığı iki şehir)
Tapu Dairesi verilerine göre yaklaşık her iki satıştan birinin yabancılara ait olduğunu vurgulayan milletvekili, “Kıbrıs satılıyor. Bunu gelecek nesillere bırakmak istediğimiz durum bu mu?” diye sordu.
Damianou, büyük arazileri birleştirmek isteyen iş çevrelerinin mülk sahiplerine 'şantaj' vari ekonomik tekliflerle yaklaştığını belirtti:
“Ciddi ekonomik sorun yaşayan ailelere, mülklerinin değerinin iki katından fazla miktarlar teklif ediliyor. Bunlar bir tür ahlaki şantajdır. Daha endişe verici yöntemler de var. Mülk sahipleriyle yapılan görüşmelerde korumalar bulunuyor.”