Bazı cümleler vardır, insanın zihnine kazınır. Bazı sözler vardır, bir facianın ardındaki gerçekleri bütün çıplaklığıyla ortaya koyar. Filo Jet faciasının kara kutusundan mahkeme kayıtlarına giren şu sözler de işte tam böyle: “Gemideki tek sağlam biziz, onun haricinde her şey yarım!”
Bazı cümleler vardır, insanın zihnine kazınır. Bazı sözler vardır, bir facianın ardındaki gerçekleri bütün çıplaklığıyla ortaya koyar. Filo Jet faciasının kara kutusundan mahkeme kayıtlarına giren şu sözler de işte tam böyle: “Gemideki tek sağlam biziz, onun haricinde her şey yarım!”
Peki, bir gemide bunlar konuşulurken, o gemi hâlâ insan taşımaya nasıl devam etti? Yolcular daha önce gemiden şikâyet etmişse, bir yolcu korkudan bayılacak kadar endişe yaşamışsa ve geminin daha önce su aldığına ilişkin konuşmalar varsa, bütün bunlar neden önlenemedi?
İşte bugün sorulması gereken sorular bunlardır.
Girne açıklarında 30 Ağustos'ta yaşanan Filo Jet faciasının dokuzuncu duruşması geride kaldı. Mahkeme, zanlıların yedi gün daha tutuklu kalmasına karar verdi. Polis, kayıp son kişinin bulunması için arama çalışmalarının sürdüğünü, Türkiye'den gelecek bilirkişilerin de kazayı inceleyeceğini açıkladı.
Ancak kamuoyunun beklediği yalnızca yeni bir duruşma tarihi değil. İnsanlar,28 kişinin hayatını kaybettiği bu facianın nasıl yaşandığını, ihmallerin bulunup bulunmadığını ve varsa sorumluların kimler olduğunu öğrenmek istiyor.
Çünkü kaybedilen hayatlar, dosyalardaki birkaç satırdan ibaret değildir. Her biri bir ailenin evladı, kardeşi, eşi ya da anne babasıydı. Arkalarında gözü yaşlı aileler, cevapsız sorular ve dinmeyen bir acı bıraktılar.
Geminin kara kutusu olarak bilinen VDR cihazından elde edilen kayıtlar, facianın aydınlatılması açısından büyük önem taşıyor.
Mahkemeye aktarılan bilgilere göre kayıtlarda yolcuların gemiden daha önce de şikâyet ettiklerine, bir yolcunun korkudan bayıldığına ve geminin geçmişte su aldığına ilişkin konuşmalar bulunuyor. Radar ve kameralar gibi birçok sistemde hasar tespit edildiği de ifade ediliyor.
Bunlar elbette tek başına kazanın nedenini ya da hukuki sorumluluğu kesin olarak ortaya koymuyor. Bunun için teknik incelemelerin tamamlanması ve bütün delillerin değerlendirilmesi gerekiyor.
Ancak ortada görmezden gelinemeyecek sorular var.
Yolcuların şikâyetleri dikkate alındı mı? Geminin güvenliğiyle ilgili daha önce herhangi bir uyarı yapıldı mı? Teknik eksiklikler biliniyor muydu? Biliniyorsa gerekli önlemler neden alınmadı?
Eğer gemideki sorunlar önceden biliniyorsa, bu insanların hayatını tehlikeye atan kararları kimler aldı?
Bunlar, yalnızca mahkemenin değil, bütün toplumun yanıtını beklediği sorulardır.
Polisin mahkemeye verdiği bilgiye göre VDR cihazının incelemesi 32 gündür devam ediyor. İncelemenin tamamlanması için 34 günlük bir sürenin daha bulunduğu belirtiliyor.
Elbette teknik incelemeler zaman alabilir. Böylesine ağır sonuçları olan bir kazada aceleyle, eksik ya da yanlış değerlendirme yapılması da kabul edilemez.
Ancak soruşturmanın uzun sürmesi, ailelerin adalet beklentisinin görmezden gelinmesine de gerekçe olamaz. Çünkü belirsizlik uzadıkça acı da büyüyor. Bizden söylemesi…