Kıbrıs meselesinde kritik bir döneme girilirken Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın KKTC ziyareti dikkat çekici bir diplomatik hareketliliğe sahne oldu.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Ünal Üstel ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile üç ayrı görüşme…
Kıbrıs meselesinde kritik bir döneme girilirken Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın KKTC ziyareti dikkat çekici bir diplomatik hareketliliğe sahne oldu.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Ünal Üstel ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile üç ayrı görüşme…
Ancak bu üç görüşmenin ardından kamuoyuna tek bir açıklama dahi yapılmadı.
Peki, bu sessizlik ne anlama geliyor?
Kıbrıs meselesinin yeniden uluslararası diplomasinin merkezine taşındığı, Rum tarafının yeni hamleler peşinde olduğu ve Birleşmiş Milletler’in çözüm arayışlarını hızlandırdığı bir dönemde, Hakan Fidan’ın KKTC temasları sıradan bir diplomatik ziyaret olarak değerlendirilebilir mi?
Elbette hayır!
Cumhurbaşkanı Erhürman ile Fidan’ın baş başa görüşmesi tam 80 dakika sürdü. Ardından Başbakan Üstel ile Meclis’te bir araya gelen Fidan, son olarak Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile görüştü.
Üç görüşme…
Üç ayrı siyasi muhatap…
Ve kamuoyuna yansıyan tek bir değerlendirme yok!
Diplomaside bazen söylenenler kadar söylenmeyenler de önemlidir. Hele ki konu Kıbrıs ise!
Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanlığı görevine gelmesinin ardından Kıbrıs sorununda yeni bir diplomatik süreç şekilleniyor.
Erhürman’ın ortaya koyduğu yaklaşım ile Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki temel tezlerinin hangi noktada buluşacağı, önümüzdeki dönemin en önemli siyasi başlıklarından biri olacak.
Türkiye’nin garantörlük hakları, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliği, egemenlik hakları ve müzakere sürecinin nasıl ilerleyeceği…
Hakan Fidan’ın Erhürman ile 80 dakika süren görüşmesinde bu başlıkların ele alınmış olması kuvvetle muhtemel.
Ancak burada önemli olan yalnızca görüşmenin süresi değil, ortaya çıkacak siyasi sonuçtur.
Türkiye, Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarının korunması konusunda yıllardır açık bir irade ortaya koyuyor. Ankara’nın bu konudaki hassasiyetleri, Kıbrıs meselesinin geleceği açısından belirleyici olmaya devam ediyor.
Erhürman’ın da bu hassasiyetleri gözeterek nasıl bir yol haritası ortaya koyacağı merak konusu.
Bir diğer önemli gelişme ise BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in pazartesi günü Cumhurbaşkanı Erhürman ve Rum lider Nikos Hristodulidis ile yapacağı üçlü görüşme.
Rum basınına göre, yeni geçiş noktalarının açılması ve mayın temizliği konularında iki Güven Yaratıcı Önlem üzerinde paket anlaşma arayışı sürüyor.
Haspolat…
Kiracıköy-Gaziler-Eylence…
Akıncılar-Limbia…
Gambo-Gemikonağı…
Dört farklı bölgede yeni geçiş noktalarının açılması gündemde.
Bunun yanında 70 bin metrekarelik bir alanda mayın temizliği yapılması da paketin önemli başlıklarından biri.
Kıbrıs meselesinde güven yaratıcı önlemler elbette önemlidir.
İki halk arasında geçişlerin kolaylaştırılması, iletişimin artırılması ve günlük yaşamı etkileyen sorunların çözülmesi, doğru adımlarla mümkün olabilir.
Ancak bu önlemlerin siyasi bir çözümün yerine geçirilmemesi gerekir.
Çünkü Kıbrıs meselesi yalnızca birkaç geçiş kapısının açılmasıyla çözülebilecek bir mesele değildir.
Bu mesele, Kıbrıs Türk halkının geleceği, güvenliği ve siyasi varlığıyla doğrudan ilgilidir. Bizden söylemesi…