Üzerinde durulmayan

Ülke, gerek pandemi, gerekse siyasal olarak hareketli günler yaşıyor.

Ülke, gerek pandemi, gerekse siyasal olarak hareketli günler yaşıyor.
Pandemi ile birlikte birçok alanda beklenenin de üzerinde olumsuzluklar ve tıkanıkların her geçen gün arttığına şahit olmaktayız.
Pandemi ile ilgili olarak baş gösteren sıkıntılar ve olumsuzluklar var. Dünyayı hazırlıksız yakalayan virüsün getirdiği sıkıntı ve olumsuzlukları bir dereceye kadar kabullenmek belki mümkün. Bir seneyi geçen bir pandemi yaşantısı sürdürüyoruz.
Aksaklıklar, bize bir gerçeği daha beynimize dank ettirdi.
Bu dank ettirilen nedir ?
Pandemi ile ilgili verilen mücadelede, plan yapılmayarak yol kat etmeye kalkışmak.
Bu sadece bizim ülkemize özgü bir olay değil. Birçok ülkede de bu konuda pandeminin seyrine göre günlük politikalar uygulanmaktadır.
Birçok ata sözü var.
Bunlardan ikisi.
“Gemisini kurtaran kaptandır” ve “Her koyun kendi bacağından asılır .“
Bu pandemi bize, gerçekten dünyanın bu iki ata sözü gibi yönetildiğini ve buna bağlı olarak da bu şekilde yaşandığını gösterdi. Dünyada birçok geri kalmış ülke var ki hala daha aşının A ‘sından haberleri yok.
Dünyada sözde insan hakları havariliğini yapan birçok ülke ve devlet var ki kendi ülkelerinde bile vatandaşlarına aşı konusunda ayrımcılık yapmaktadır. Bunu niçin örnek verdim ? Bu ülkelerin yöneticilerinin ve sistemlerinin işleyişini ortaya koymak açısından.
Bizim pandemiyi bir fırsata dönüştürmek için halen daha çok fırsatımız var. Bunun için her alanda planlamaya geçmeliyiz. Günlük tedbirlerle bu işin altından zor çıkarız.
İlk önce sağlıktan başlayıp ekonomi ve tarım üretimi ile devam etmeliyiz. Birçok ülke buna yöneldi.
Arkasından da devletimizi süratle kurumlaştırmak için kolları sıvalamalıyız.
Herkes şikayet ediyor.
Bizde sık sık seçimler yapılmakta. Bilhassa seçim yasakları döneminde, yasakların dışında olan ve yapılması gereken rutin işler dahi yapılmıyor.
Başbakan ve Bakanlar, arazide oy toplamakla meşgul. Bakanlıklardaki en basit işler dahi yapılmamakta.
Bazı çevreler bunu sistem olarak parlamenter sisteme yüklemeye çalışırlar.
Parlamenter sistemde, devlet çarkı dönmüyor diye.
Acaba gerçek bu mu ?
Parlamenter sistemin dışında başka bir sistemin gelmesi ile bunlar düzelir mi ?
Bu olası mı ?
Hangi sistemi getirirseniz getirin. Başta devlet ve ona bağlı tüm kurumlar adı üstünde, kurumlar. Halk dili ile daireler. Gerçek bir kurumlaşmaya oturtulmaz ise hangi sistemi getirirseniz getirin. Bir iki dönem sonra bunun da tu kaka olduğu iddiası ile başka sistemler aranır olacak.
Sadece bizde değil, Avrupa’da da yaşananları görüyoruz. Aylarca hükümet bunalımı oluyor. Fakat devlet çarkının dönmesi hiç aksamıyor. Bunu görmek mümkün değil. Nedeni Siyaset kurumu dört dörtlük kurumlaştırılıp çark döndürülüyor.
Kurumlaşmak demek. Devlet kurumlarında çalışacak olanlara, bağlı hizmet sınıfında görev ve yetki vererek. O kurallar çerçevesinde devlet çarkını döndürmek. Devlet gemisini rutin olarak yüzdürmektir.
Dünya uzmanlaşarak, devlet gemilerini yüzdürmektedir. Biz ise bunun neresindeyiz diye sorsak. Dünya literatüründe bulunduğumuz yeri görmek ve bulmak imkansız.
Geçen hafta kamuoyuna bir anket düştü. Başka devlet kurumları olmak üzere, birçok kurumun halk indinde beş üzerinden aldıkları rakamlar açıklandı.
Hepsi de geçer not alamadı.
Güven duyulan kurumlar da güven yitirdi. Geçer not alan hiçbir kurum yok.
Bu anketin üzerinde, maalesef ciddi şekilde durulmadı.
Tartışılmaya değer bulunmadı.
Fakat acı da olsa ülkenin gerçeği bu.
Hükümet bütün organları ile pandemi ve ekonomiye odaklandı. Devlet çarkı kurumsal olarak dönmüyorsa. Pandemi ile ilgili alınacak olan tedbirler de çarkın dişlilerine takılacak.
İvedi olarak devleti tümden kurumlaştırmak için kolları sıvalamalıyız. Aksi halde, kısır döngü devam edecek.
Bu haber 6333 defa okunmuştur

:

:

:

: