Kültürümüzde kapı sözcüğüne birçok anlamlar yükledik durduk. Kapı gibi adam, kapı duvar olmak, kapı kapı aramak, kapısına kilit vurmak, kapı açmak, kapıya dayanmak, kapıdan kovsan, bacadan girer… gibi anlamlı deyimler ve atasözlerimiz var. Tarih boyunca kapılara önem verdik ki kapılarla ilgili her şey de aynı değerde oldu. Kapı süslemeleri, kapı tokmakları, kapı kilitleri, kapı anahtarları… Doğduğumuz anda, kapıyı açıp da sevgili Dünyamıza adım atmış olduk. Bir gün gelecek ve bu kapı bizim için kapanacak. Kapanacak kapanmasına da bizler, yanımızda neler götürebileceğiz? Hiçbir şey tabii ki. İstediğimiz kadar mal mülk edinelim; biz gittikten sonra geriye kalan, yaşanmış koskocaman bir hikaye.
BİR GÜN GELECEK BU KAPI
Günün birinde şu anki yaşamımız da bitecek. Ne olursa olsun bitecek. İşte o an, bu kapı yenisi açılmak üzere kapanacak. Nokta, sonsuzluğun ifadesidir. Kapılar da bir bakıma nokta gibidir. Birini kapatırsın; diğeri açılır. Rengarenk, eski ya da yeni, farklı desenlere sahip kapılar ve dolayısıyla da yaşamlarla karşılaşırız. Hangi kapıdan geçip, hangi yolu seçeceğimiz, sadece bizi ilgilendirir. İyi ya da kötü sonuç, bizimdir. Dünyadaki çok önemli işlerimiz bitse de bitmese de açtığımız bu kapı bir gün gelecek kapanacak. Kaçınılmaz sonuçla karşı karşıya kalmamız, hepimiz için an meselesi. Önemli olan, bu kapı kapanmadan neler öğrendiğimiz. Kapının kapanmasını seyrederken yaşadıklarımızı sindirebildiğimiz kadar yol aldığımızı da bilmemiz. Bir
KİLİTLİ KAPILAR AÇILSA
Biriyle tartıştığımızda kapanan kapı, ne kadar içimizi acıtsa da ardından bizim için özel olarak açılacak kapının ihtişamını şimdiden görür gibi oluyorum. Akışta kalın. Size geleni, size açılan kapıyı güzellikle kabul edin. Böyle yaptığınızda yaşamın içinde kapıların kapanıp açılmasıyla geçen zamanı dert etmezsiniz. Kimi zaman başlangıçlar; kimi zaman bitişlerdir, kapılar.
Bazen, egomuzla konuşuruz. İstediğimiz kapının koca kilidini görmezlikten gelip önünde oturur da açılmasını bekleriz. O an, bu kapının ( insanın ) bize göre olmadığını anlayamayız. Bazen de hangi kapıdan girdiğimizi ( nasıl bir insan olduğumuzu ) unuturuz. Hangi kapıyla devam etmeye çalışırsak çalışalım, o kapıyı açsak bile, üzerimizde giydiğimizde iğreti duran bir elbiseye benzer. Naif sesi ve büyüleyici yorumuyla kendi şarkılarını seslendiren alternatif müziğin başarılı ismi Melike Şahin’in şarkısında da kitli kapılar konu edilmiş: Sendeledim sağa sola / Düşe kalka gittim yolu / Sen de ben de herkes yorgun / Gel verelim bir küçük mola / Hafiflemez mi omuz omuza? / Şimdi, şu anda / Kaçsak buradan başı alıp nere gideriz? / Bilmeden hiç yol iz, boş verip ne varsa / Kitli kapılar açılsa / Uçsak birden, başı alıp nere gideriz? / Süzülüp isimsiz üzüm bağlarında / Kanadımız kırılmadan hiç / Az gittim, uz gittim / Dere tepe düz ben, bittim / Ses ver, el ver, koş gel yardıma / Düşmüşüz şu fani dünyaya / Hafiflemez mi omuz omuza? Süzülüp isimsiz üzüm bağlarında / Kanadımız kırılmadan hiç / Kaçsak buradan başı alıp nere gideriz? / Bilmeden hiç yol iz, boş verip ne varsa / Kitli kapılar açılsa…
KAPIYI AÇMAK
Her bir yolculuğumuz, başka bir kapıyı açmakta. Kapanmış bir kapının iç tarafında geçmiş; sizin olduğunuz dış taraftaysa bugün mevcuttur. Yaşamımıza büyük tanıklık eden kapılar, eskilerden, bizi üzen durum ve / veya olaylardan bizi tamamen, sonsuza kadar kurtarabilir.