Ortada Doğuda , Netanyahu zulmü devam ederken .
Rusya Ukrayna Savaşı devam ederken .
Suriye , yeni bir sisteme odaklaştırılmaya çalışılırken .
Sn. Fidan’ın , KKTC’ ye 8 – 9 Ocak tarihinde yapacağı ziyaret , büyük önem taşımaktadır .
Kıbrıs konusunda , yapılacak olan görüşmelerin , tarihlerinin , belirlenmesi sonrasında , yapılacak olan bu ziyareti . Değişik mecralara çekecek , bir çok kişi ve çevre olacaktır elbet .
Ne gibi mecralar ? diye de sorulabilir .
Hep ayni terane .
Yine , umut pompalamaya devam edecek , pompacılar !
Efendim .
İşte , çoklu toplantı yapılacak . Türkiye , federasyona çark etti . Tatar’ı ikna etmek için , Hakan Fidan da geliyor .
Şimdiden , bunun kokusu çıkmaya başladı .
Halbuki , kısa bir müddet önce , Sn. Tatar , Ankara’da , Cum . Baş. RTE ile baş başa görüşerek , izlenecek yol haritası çizilmişti .
Haritada , gidilecek yolda , bir değişikliğin olmadığı , açık seçik ortaya çıkmış . Yapılan açıklamalar da , bu meyanda olmuştu .
İzlenen tez .
Bir daha teyit edilmiştir .
Fakat , bizdeki umut tacirleri , umut dağıtma yönünde , Guines Rekorlar kitabında yerlerini almışlardır .
Bu defa da , umut dağıtmaya her zaman olduğu gibi devam edeceklerdir .
Bu umutsuz umutlara , umut bağlayanların sayısı , gün geçtikçe epey azalmaktadır .
Değişen , gelişen ve oluşan orta Doğuda , Kıbrıs Adası ve KKTC’nin önemi de bir o kadar artmaktadır .
Güney , barut fıçısı haline getirildi .
Çaplarına göre , aşırı silahlanmaya devam etmektedirler .
Güney , Emperyallerin üssü haline getirildi .
Türkiye’ de buna mukabil , KKTC‘ de , yeni stratejiler , yeni projeler geliştirme
yoluna gidebilir .
Adadaki , İngiliz üslerini müşterek kullanan ABD’nin , Güney yönetimi ile üs anlaşması yapması . Bölgede , Amerikan ve İngiliz çıkarlarını da sorgular duruma getirmiştir .
ABD’nin , yeni Orta Doğu politikaları . İngiliz emperyalizmi ile çatışır bir duruma gelmiş olacak ki , ABD , Doğu Akdeniz’de , üsler kuruyor .
Acaba , bölgede , İsrail’in ABD sayesinde güçlenmesinin de bir etkisi var mı ?
Muhakkak vardır .
İngiliz emperyalizmi , eski sömürgelerini , tekrar kazanmanın yollarını aramaktadır .
Tabii , çıkarlar , ne kadar da çatışsa .
Sonunda , çıkarlar bütünleşiyor .
Tarih , bunun örnekleri ile dolu .
Türkiye’de , insan sağlığı ile ilgili , çok önemli bir gelişme oluyor .
Kasaplardan veya marketlerden alınan et ve buna bağlı olan gıda maddeleri , hiçbir soruya mahal kalmayacak şekilde , rahatlıkla tüketilebilecek .
Neden mi ?
Tüm kesimhanelere , kamera sistemi getiriliyor .
Böylece , kesimi yapılan hayvanların , ne olup , ne olmadığı mercek altına alınacak .
Acaba , yapılan ikili protokollerde , buna da yer verilerek , KKTC‘ de de böyle bir uygulamaya geçilemez mi ?
Bizde , kaç tane kesimhane var ki , maliyet yüksek olsun .
Hem dedikoduların sonlandırılması , hem de insanların gönül rahatlığı ile et almalarının da önü açılır .
Gerçi , HP‘ dan dolayı et tüketimi düşmüş olabilir .
Alanlar için , bir psikolojik rahatlık olur .
En azından , acaba kelimesi , sorulmaz olur ..