RUMLAR ÖNEMLİ KARARLAR ALINMASINI ENGELLEDİ

Cumhurbaşkanı Tatar'ın Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, Cenevre’deki gayriresmi Kıbrıs toplantısının önemli fırsatlar sunduğunu ancak Rum liderliğinin statüko savunuculuğu yüzünden bu fırsatların değerlendirilemediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar'ın Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, Cenevre’deki gayriresmi Kıbrıs toplantısının önemli fırsatlar sunduğunu ancak Rum liderliğinin statüko savunuculuğu yüzünden bu fırsatların değerlendirilemediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar'ın Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, Kıbrıs Türk tarafının adanın geleceğini şekillendirecek işbirliği önerilerini BM platformunda sunduğunu kaydetti.

Işıksal'ın Anadolu Ajansı’nda yayınlanan analizi özetle şöyle:

'Cenevre’de KKTC heyetinin resmi üyesi olarak tüm görüşmelere katıldım ve canlı tanıklık etme şansı yakaladım. Öncelikle Rum liderliğinin iddialarının aksine Cenevre'de yapılan toplantının KKTC Cumhurbaşkanı Tatar'ın inisiyatifiyle gerçekleştiğinin altını çizmek gerekir. Bu görüş ilk olarak BM Genel Sekreteri'nin eski Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile 14 Mart 2024'te KKTC Cumhurbaşkanlığı'nda yapılan ve BM'den de üst düzey temsilcilerin hazır bulunduğu toplantıda Cumhurbaşkanı Tatar tarafından önerildi. Cumhurbaşkanı Tatar, garantör ülkeler Türkiye ve Yunanistan'ın da olumlu bakması halinde, iki ülkenin dışişleri bakanlarının katılımıyla 27-29 Nisan 2021'de Cenevre'de yapılan 5+BM görüşmelerine benzer gayriresmi görüşme yapılabileceğini, Birleşik Krallık'ın katılmasının ise gerekli olmadığını ifade etmişti.

Cumhurbaşkanımız bu fikrini Holguin ile 1 Temmuz 2024'te Londra'da yaptığı görüşmede bir kez daha ortaya koymuş ve artık Kıbrıs adasının geleceğini konuşma vaktinin geldiğini ifade etmişti. Son olarak yine Cumhurbaşkanımızın BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile eylül ayında yaptığı görüşmede, bu toplantının artık zaruriyet olduğu vurgulanmıştı. Cenevre toplantısı Guterres'in bu fikre sıcak bakması ve ev sahipliği yapmayı önermesiyle gerçekleşmiştir.

Kıbrıs Türk tarafı, hiçbir zaman Rumlar tarafından 1963'te silah zoruyla işgal edilen ve uluslararası hukuka göre aslında artık var olmayan sözde 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ne azınlık olarak yama olmayı kabul etmeyecektir. Bir başka ifadeyle, Kıbrıs Türk tarafının rızasını çektiği ve başarısızlığı defalarca ispatlanmış tüketilmiş modelin ortak zemin olma ihtimali yoktur.

Durum böyleyken Cenevre toplantısı, Kıbrıs Türk tarafının diplomatik bir başka başarısı olarak tarihteki yerini almıştır. Bu çağa ait olmayan hukuksuz ve insanlık dışı izolasyonlar yüzünden muhatabı Rum tarafının aksine uluslararası platformlarda asimetrik sessizliğe mahkum edilen KKTC, bu toplantıda devrim niteliğinde Ada'daki parametreleri kökünden değiştirecek çözüm vizyonunu ve işbirliği önerilerini Rum liderliğine ve garantör ülkelere sunmuştur. Ayrıca KKTC, bu önerilerini bizzat BM Genel Sekreteri'nin olduğu bir platformda BM kayıtlarına geçirmeyi başarmıştır.
Kıbrıs Türk tarafı, geçmişte başarısızlıkla sonuçlanan deneyimleri geride bırakarak yeni bir zeminden hareket edilmesi gerektiğini ve bu yeni zeminin Ada'daki mevcut gerçeklere, yani iki tarafın egemen eşitliğine dayanan kurumsal ve fonksiyonel işbirliği modeline dayanması gerektiğini ortaya koymuştur.
Bu haber 194 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER