Dünyamızın , en büyük tabii afetlerinden biri olan yangınlar , felaket açısından , birinci sırayı işgal etmektedir .
Dünya kurulalı beri , bu afat , kendini göstermektedir .
Dünyamız , buzul çağına girdikten , yani dünyamızın sıcaklığı düşmeye başladıktan sonra , rahatlama baş gösterdi , yangınlarla ilgili olarak .
Dünyamız , evrendeki değişiklikler nedeni ile , oluşturduğu iklimlerde de , felakete giden boyutlarda , evreler geçirmektedir .
Bunun sonucunda , doğal afetlerden biri olan yangınlar , çok tehlikeli bir hal almaya başlamış , hatta bu çizgiyi de geçmiştir .
Bunun , değişik sebepleri vardır .
En önemlisi , süper güçlerin , nükleerleri ve sanayileşme hareketleri ile , gök kubbeyi delmeleri ve güneş ışınlarının ozon tabakasından etkilenmeyerek , direkt olarak dünyamıza gelmesidir .
Ülkeler , bu konuda , birbirlerini suçlamakta ve aklanacaklarını sanmaktadırlar .
Dünyada , hava kirliliğinin devamı demek , doğru orantılı olarak , hava sıcaklığının yükselmesini de beraberinde getirecektir .
Bu , bir olgu .
Bu olgudan hareketle , ülkeler ve biz , gerekli önlemleri almak durumundayız .
Artan sıcaklığın , önüne geçmek ve yangın ihtimalini engellemek . Tek başına yeterli olmadığı için , olası çıkacak yangınları , bertaraf edecek önlemleri , düşünüp almamız gerekir .
Genellikle yangınlar , açık arazilerde ve orman alanlarında olmaktadır . Çareleri , bilimsel olarak araştırılmalı .
İklim değişikliği , orman yangınlarının çıkmasını tetikleyecek bir durum içerisindedir .
Ve .
Bu .
Artarak devam edecek .
Değişen , gelişen ve oluşan şartlar , bunu göstermektedir .
Dünyadaki , teknolojilerden de yararlanılarak , en az zararla , yangınların , söndürülme çarelerine , erişilmelidir .
Tedbir , sadece yangınların söndürülmesi ile olmamalı .
Yangının çıkmaması için de , önlem alınmalıdır .
Söz konusu , orman ve arazi yangınları ise .
Bu konuda , koruyucu tedbirler de alınarak , yangınların , başlamadan , önüne geçilebilir .
Bunun başında .
Orman alanlarını , daha koruyucu , bir mekanizma oluşturulabilir .
Teknoloji kullanılarak , orman alanları dijital olarak , gözlem altına alınabilir .
Veya , çıkan son yangınlar .
Uydu sistemi ile sürekli izlenebilir .
Gerek güneyde , gerek bizde , arazi yangınları için , illede emek işgücüne ihtiyaç duyulmaktadır .
Yani Hristonun da söylediği gibi “ kara kuvveti .”
Salt insan gücü de , bu iş için yeterli olamaz .
Bunlara , tam donanım da gerek .
Bu donanım , sadece itfaiye aracı ile de yeterli olmaz .
Arazi araçları ile de , bu donanım sağlanmalıdır .
Orman yangınları için , şehir içinde kullanılan itfaiye araçları , yol olmadığından , yangın söndürmede çok cılız kalıyor .
Orman personeli , artırılmalı ve bilimsel eğitimden geçirilmelidir .
Olası , bir yangın ihtimaline karşın , orman alanları yangınların söndürülmesi için , ona göre dizayn edilmeli .
Karadan ulaşılamayacak noktalara , hava araçları ile gidilebilir .
Fakat , orman yangınları için , salt hava araçları yeterli olamaz .
Güneydeki son yangının , bir benzeri , 2002 yılında Trodos’ta meydana gelmişti .
Ben , Güzelyurt ve Lefke kaymakamı idim . Alevler , rüzgarın yön değiştirmesi ile Platres yönüne doğru , Leymosun’a yöneldi .
Güneyde , Klerides , Kuzeyde , Denktaş iş başında idi .
Her iki idare de , yerel yönetimlere yetki vererek , müşterek hareketle büyük bir felaketin önüne geçmişti .
Peki .
Nasıl olmuştu da , çok büyük bir felaketin önüne geçilmişti ?
Cahit Sarsılmaz’ın bağlı olduğu tümenden , sivil askeri birlikler Trodos’a sevk edildi . 12 saatte , yangın söndürülüp , çok büyük bir felaketin önüne geçilmiş oldu .
Şimdi de , bunun önüne , bu yöntemle geçilebilirdi .
Hristo’nun tercihi ve inadı , vatandaşlarının felaketi oldu .
Bu da , insanların , acıları üzerinden , bir deneyim oldu .
Ne yapılabilirdi ki , Hristo , bu sonucu istemiş