İki kutuplu dünyanın , tek kutuplu hale gelmesi ile birlikte .
Dünyadaki ideolojiler de , ayni doğrultuda genelde tek kutupluluğa döndü .
Sol ideolojilerin hakim olduğu , komünizm ve sosyalist akımların , yerine gelen .
Hem siyasette .
Hem de , ekonomide .
Kapitalist sistem , hakim kılındı .
Dikkat edilirse .
Tek kutuplu dünyada , günümüz dünyasındaki çatışmalar ve savaşlar olmamıştı.
Ülkelerin demokrasilerine , keyfi olarak , balans ayarları , yapılamıyordu .
Çünkü , hassas bir denge oluşmuştu .
Bir iki istisna dışında , şimdiki gibi , dünya ve insanlık , bu denli felaketlere uğramamıştı .
İki kutup da , kutup başları tarafından garantiye alınmıştı .
Dünya düzeni de , buna göre şekillenmişti .
1990’da , SSCB’nin yıkılmasından sonra , bu hassas denge , kapitalizmin at koşturması ile değişmiş ve dünya , kan ve göz yaşına gömülmüştür .
Bir çok ülke , demir perdeyi yırtıp , özgürlüğüne kavuşmuşsa da , ekonomik olarak kapitalist sistemin etkisi altına girerek , gerçek bir özgürlüğe kavuşmaktan uzak olmuşlardır .
Yeni , dünya düzeninde .
Kapitalizmin başını çekenlerden biri de , Avrupa ve oluşturdukları AB’dir .
Avrupa , daha , soğuk savaş devam ederken . Dünyadaki , düzenin , daha iyiye gitmesi için , AGİT diye bir teşkilat kurar .
Açılımı .
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı .
Sovyetlerin , dağılmasından önce de , işlevine , Helsinki konferansı ile devam eder ve orada bir çok kararlar alır .
Önemli kararlardan , Egemenlik ve toprak bütünlüğü ilkesi idi .
AGİT . Dağlık Karabağ olaylarında , Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki , sorunu, adil ve kalıcı bir şekilde sonlandırmak için çalışmalar yapmalıydı .
Bunun için de , Minsk grubunu oluşturdu .
Teşkilat üyelerinden , 1992 yılında , Rusya , ABD ve Fransa’nın eş başkan , daimi üyeler , Türkiye , Belarus , Almanya , İtalya , Portekiz , Hollanda , İsveç ve Finlandiya’dan oluşur .
Dağlık Karabağ sorunu , yıllarca sürüncemede kalır .
1992 yılından , 2020 yılına kadar , Minsk Grubu , 28 yılda , İşgal edilen Azerbaycan toprakları ile ilgili , sorunun çözümüne ilişkin olarak , somut bir adım atmadı .
Üstelik de , Dağlık Karabağ’da , Ermenistan’ın ayrı bir devlet ilan etmeleri karşısında , ses çıkarmadı .
Ses çıkarmak , şöyle dursun .
Bazı üyeler , silah ve mühimmat desteğinde de bulundular .
Azerbaycan Devleti , milli ordusunu oluşturarak , 2020 yılında , işgal edilmiş topraklarını , geri aldı .
1993‘te kurulan AB . AGİT ve ona bağlı Minsk gurubu . Sorun , Azerbaycan silahlı kuvvetleri tarafından halledildikten sonra . Teşkilat ve ona bağlı Minsk grubu , işlevini yitirdi .
AB oluştuktan sonra da , üye devletlerden bazıları , Ermenistan’ın barış anlaşmasına oturmaması için , kiliseyi teşvik ve destekleyerek . İşi çatışma noktasına kadar getirirler .
Fakat , sağduyu ve mantık galebe çalarak , bölgede , barış ve istikrar hakim olmaya başladığı bir ortamda . Alın size , AB‘nin parlamentosunun , istikrarsızlığa yönelik kararını .
Dağlık Karabağ’dan , kendi istekleri ile ayrılan , Ermenilerin . Geri dönmeleri ve yargılanmakta olan katillerin de , serbest bırakılması kararı, bardağın taşmasına neden oldu .
Azerbaycan Parlamentosu , karar alarak , AB ile tüm ilişkileri , resmen durdurdu .
Bağlı olduğu , TÜRKPA ( Türk Devletleri parlamenter Asamlesi ) de , alınan karara destek verdiğini açıkladı .
Başlıkta dedik ya .
Haçlı ruhları , debreşti diye .
Binlerce kişinin katledildiği , kaybolduğu , göç ettirildiği , açlıktan ölenlerin haddi hesabı olmayan Gazze için , ses çıkarmayan ve anlaşmalarla kurulan statüye , oluşmadan çomak sokmaya çalışan ve menfaat uman AB‘ Emperyalist bir Hristiyan Kulübü değil de , nedir ?
Çok az sayıda , olsa da , bu kulüpten medet uman , KKTC‘ deki kişileri de , gafletten uyanmaya davet ediyorum .
EOKA için methiyeler düzen bir birliğin parlamento başkanı ve sahip çıkan bir birlikten tarafsızlık ve güven duymak mümkün mü ?
Bakalım zaman içerisinde , bizi kendimize getirecek , ne cevizler kırılacak ?