Bu sütundan , çok yakın bir geçmişte , bu konuya değinerek , oto kontrolden bahsedip üzerinde , ağırlıklı olarak durmuştum .
Bunu kaleme alırken de .
Gazeteci ve yazar olarak konuyu işlemedim.
Olaya bir hukukçu gözü ile bakarak , değerlendirmelerde bulunmuştum .
Ceza Hukukunun ilk dersi .
Masumiyet karinesi idi .
Hocamız .
Ceza avukatlığını bırakıp , AÜHF‘ de akademik olarak çalışmaya başlamıştı . Benim fakülteye kayıt yaptığım yılda da , Prf. olarak ceza hukukunu veriyordu .
Ceza davalarında üzerine gidecek yoktu .
Nerede ise her davayı kazanıyordu .
Aldığı bir dava da .
Cinayet davası idi .
Üç şüpheli , sonradan zanlı ve sanık .
Üçünün de avukatı ayrı ayrı idi .
Hocamızın üstlendiği davada , diğer sanıklardan biri , mahkeme tarafından idama mahkum oldu .
Hocamızın savunmasını aldığı kişi , beraat etti .
Fakat esas katil , hocamızın savunduğu kişi idi .
Zaman içerisinde , vicdan azabı çekerek . Kendisini kurtaran avukata , katilin kendisi olduğunu itiraf eder .
Tabii yapılacak bir şey yok .
Esas katil değil de , bir masumun idamı karşısında , avukatlığı bırakır .
Yukarıda yazdığım gibi , Ankara Hukuk Fakültesinde hoca olur .
İsmini , merak etmişsinizdir .
Prf. Dr. Faruk Erem .
Ceza Hukukunun ilk dersi , yukarıda da bahsettiğim gibi , Masumiyet karinesi idi .
Çünkü hocanın geçmişte canı yanmıştı .
“ Arkadaşlar , yarın , avukat , savcı , hakim, vali , kaymakam , emniyet mensubu olacaksınız .
Bir şeyi , aklınızdan çıkarmayınız .
Karşınızdaki , hangi suçtan getirilirse getirilsin . Karşınızdakinin insan olduğunu , asla unutmayınız .
Kesin ve maddi bulgularla hareket ediniz .
Bir bakalım .
“ Hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmayan her şüpheli veya sanığın suçsuz sayılması ilkesidir . “
Kişi .
Kesin hükme kadar , masumdur .
Kişinin , lekelenmeme hakkı var .
Medya ve kamusal algı . Medya suçluluğu yargı kararı ile kesinleşmiş olmayan kişileri , suçlu ilan edemez .
Bu , dünyadaki , genel kuraldır .
Bizde de , hemen hemen aynileri varittir .
Ceza usulde , insanlarımızın , yargılanmadan , suçlu gösterilmesi veya lekelenmesi veya itibarsızlaştırılmasının önüne geçmek için , yapılan değişiklikleri . Basın özgürlüğü elden gitti diye eleştirmek . Kişilerin suçluluğu , yargı tarafından sabit olmadan suçlu gösterilip , lekelenmesinin önünü kapatacak ve engelleyecek olan bu değişikliklere karşı çıkmak , biraz insafsızlık gibi.
Ben , bir çok şüphelinin , çarşaf çarşaf , resimleri ile isnat olunan suçun , her türlü medya’ da , ön sayfadan veya manşetten verildiğini , gördüm , okudum .
Öyle bir haber yapar ki , bazı yayın organlarımız . Hem polis , hem savcı , hem de yargıç gibi . Kişileri , mahkum olmuş gibi , kamu oyuna , lanse ederler .
Fakat sonuçta , bu kişilerle ilgili olarak , gazetemiz ve medyamızda , bunların beraatlerine dair , yazı bulamazsınız .
Bazıları , çok küçük bir yer ayırarak , beraat kararlarını verirler .
Hele hele , siyasi muarrızlar , çamur at da izi kalsın siyaseti ile , bu oyunu çok iyi beceriyorlar .
Kişi hak ve özgürlükleri , doğuşla birlikte var olan , vazgeçilemez , devredilemez temel haklardır .
Basın özgürlüğü , bu hakların üzerinde olabilir mi ?