Bu ülkede yıllardır değişmeyen birkaç şikâyetten biri varsa, o da hiç kuşkusuz uçak bileti fiyatlarıdır. Tatil dönemlerinde katlanan ücretler, öğrencilerin, iş insanlarının ve yurt dışında yaşayan ailelerin seyahatlerini adeta lüks haline getiriyor. Hal böyleyken, Ercan Havalimanı’nın daha verimli kullanılmasına yönelik ortaya atılan her fikir, en azından soğukkanlılıkla değerlendirilmeyi hak ediyor.
Son günlerde Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın dile getirdiği “Batum modeli” önerisi kamuoyunda ciddi tartışmalara neden oldu.
Kimileri bunu Ercan’ın statüsünü değiştirecek bir adım olarak yorumladı, kimileri ise doğrudan uluslararası uçuşların önünü açacak sihirli bir formül gibi sundu.
Oysa Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması, tartışmanın aslında farklı bir zeminde yürütülmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Hükümetin temel hedefi; bilet fiyatlarını düşürmek, vatandaşın daha uygun maliyetlerle seyahat etmesini sağlamak ve mevcut uçuş imkanlarını artırmak.
Üstelik henüz hükümetin önüne gelmiş nihai bir raporun dahi bulunmadığı ifade ediliyor.
Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası’nın açıklamasında gözden kaçırılmaması gereken bir tespit var. Türkiye’deki iç hat uygulamalarına benzer bazı düzenlemelerin Ercan’a uyarlanması halinde, özellikle Türkiye-Ercan hattındaki bilet fiyatlarının belirli ölçüde kontrol altına alınabileceği belirtiliyor.
İşte tam da tartışılması gereken nokta burasıdır.
Bugün vatandaşın gündeminde egemenlik tartışmalarından önce ekonomik gerçekler var. İnsanlar çocuklarını görmek için, tedavi olmak için, eğitim almak için veya sadece birkaç gün tatil yapabilmek için binlerce liralık uçak bileti ödemek zorunda kalıyor. Eğer yapılacak teknik düzenlemeler bu maliyetleri aşağı çekebilecekse, bunun artıları ve eksileri bilimsel verilerle konuşulmalıdır.
Ne yazık ki bizde çoğu zaman bir öneri ortaya atılır atılmaz, içeriği konuşulmadan siyasi kamplaşmanın malzemesi haline geliyor. Oysa her öneri ya tamamen doğru ya da tamamen yanlış olmak zorunda değildir. Hukuken mümkün olmayan yönleri olabilir, uygulanabilir teknik tarafları da olabilir. Önemli olan bunları ayırabilmektir.
Kimse Ercan’ın statüsünün tartışılmasını istemiyor. Fakat tüm bunlar vatandaşın cebini rahatlatacak teknik çözümleri araştırmaya engel değildir.
Günün sonunda hepimizin ortak şikâyeti aynı değil mi?
Daha ucuz uçak bileti.
Eğer amaç gerçekten vatandaşın daha uygun fiyatlarla seyahat edebilmesini sağlamaksa, önerileri sloganlarla değil, teknik raporlarla değerlendirmek gerekir. Tartışmaların merkezinde siyaset değil, vatandaşın menfaati olmalıdır.
Şu soruyu kendimize soralım. Amaç üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi?
Polemik kimseyi bir yere götürmez. Ama akılcı çözümler, hem Ercan’a hem de bu ülkede yaşayan insanlara gerçekten nefes aldırabilir. Bizden söylemesi…