Geçmişin izleri

Babam Hüseyin Özdemir’in bıraktığı notları okudukça, Omorfo Öğretmen Koleji’nin yalnızca bir öğretmen yetiştirme kurumu olmadığını, aynı zamanda bir karakter mektebi olduğu daha iyi anlaşılıyor. Bu notlarda derslikler, köy yolları, okul avluları, başöğretmenler, müfettişler, arkadaşlıklar ve genç bir öğretmen adayının mesleğe hazırlanırken yaşadığı tecrübeler iç içe geçiyor.

Babam Hüseyin Özdemir’in bıraktığı notları okudukça, Omorfo Öğretmen Koleji’nin yalnızca bir öğretmen yetiştirme kurumu olmadığını, aynı zamanda bir karakter mektebi olduğu daha iyi anlaşılıyor. Bu notlarda derslikler, köy yolları, okul avluları, başöğretmenler, müfettişler, arkadaşlıklar ve genç bir öğretmen adayının mesleğe hazırlanırken yaşadığı tecrübeler iç içe geçiyor.

Babamın anılarında karşıma çıkan esas duygu, öğretmenliğin yalnızca bilgi aktarmak değil, aynı zamanda ölçü, dikkat, insan tanıma ve hayatı okuma mesleği olduğudur.

Köy okullarının avlusunda toplananların yalnız veliler değil, halktan insanlar da olduğu; çocukların okuduğu maniler, küçük temsiller ve onları izleyen anneler ile genç kızlar, dönemin köy hayatını bütün sadeliğiyle gösterir. Babam, Çatoz şimdiki adı ile Serdarlı köyünde yalnız bir ders değil, köyün geleceğine dair bir sahne de görür. Yıllar sonra yolların, elektriğin, taşıtların ve yeni hayat biçimlerinin köyü değiştireceğini sezmiş gibidir. Onun notlarında köy, durağan bir yer değildir. Köy de insan gibi değişir ve zamanın içinden geçer.Nitekim de öyle oldu!

Efta Komi, Yedikonuk anılarında gençliğin merakı öne çıkar. Mağaralarda altın aradığını sanırken eline geçenlerin bin yıllık ölü dişleri olduğunu fark etmesi, hem ürkütücü hem de düşündürücü bir hatıradır. İnsan bazen altın sandığını eline alır, sonra onun geçmişin sessiz bir izi olduğunu anlar. Babamın notları da böyledir.

Malya’da geçen bölümler ise başka bir dünyanın kapısını açar. Bağlar, üzüm havuzları, dar sokaklar, öğretmen evleri, gelenekler ve köyün zenginliği aynı anlatının içinde yer alır. Babam, gördüklerini yalnız aktarmakla kalmaz, anlamaya da çalışır. Bazı manzaralar karşısında şaşırır, bazı gelenekleri yadırgar. Fakat bütün bunları dönemin şartları içinde değerlendirir.

Mr. Lapas’ın bir gözlem dersinden sonra yaptığı değerlendirme, öğretmenliğin ciddiyetini gösteren önemli bir ayrıntıdır. Ona göre birinci derecede bilgi, doğrudan görülen ve yaşanan bilgidir. Başkasından duyulan ikinci, kitaptan aktarılan ise üçüncü derecededir. Bu anlayış, Omorfo Öğretmen Koleji’nin ruhunu da özetler. Öğretmen, yalnız kitaba bağlı kalmayacak; çevresini, insanını ve hayatı dersin içine katacaktır.

Lefkoşa Haydarpaşa İlkokulu’nda başöğretmen Turgut Sarıca ile yaşananlar da babamın anılarında özel bir yere sahiptir. Sarıca’nın milliyetçi, Atatürkçü, bilgili ve etkili bir başöğretmen olarak anlatılması boşuna değildir. Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’ın milliyetçilik duygusunu ilkokulda ondan öğrendiğini söylemesi, bir öğretmenin bir çocuğun dünyasında nasıl kalıcı iz bırakabileceğini göstermesi bakımından önemlidir.

Turgut Sarıca’nın, babamın hazırladığı Türkiye haritasını ve ders düzenini görüp “Aferin” demesi, genç bir öğretmen adayı için büyük bir teşviktir. Fakat asıl anlamlı olan, Sarıca’nın kendi verdiği aritmetik dersinin değerlendirilmesini babamdan istemesidir. Bu davranış, öğretmenlikte öğrenmeye açık olmanın ne kadar kıymetli olduğunu gösterir.

Notlarda Dr. Sleight’in öğretmen adaylarını değerlendirmesi ve yanlış hazırlanmış bir dersin doğurabileceği sonuçlar da yer alır. Bu örnekler, öğretmenin iyi niyetinin tek başına yetmediğini; yöntemin, yaş seviyesinin ve pedagojinin de doğru olması gerektiğini hatırlatır.

Bütün bu satırlarda Omorfo Öğretmen Koleji’nin asıl gücü ortaya çıkar. Bu okul, yalnız sınıfta ders anlatan öğretmenler yetiştirmemiştir. Köyü okuyabilen, insanı gözlemleyen, yanlışlardan ders çıkaran, milletini seven ve mesleğini ciddiye alan öğretmenler yetiştirmiştir.

Babam Hüseyin Özdemir’in anıları bu yüzden yalnız ailemize ait hatıralar değildir. Onlar, Kıbrıs Türk eğitim tarihinden süzülüp gelen samimi ve kıymetli notlardır. Omorfo Öğretmen Koleji’nin değeri de burada saklıdır. Bir okul, bazen bir binadan çok daha fazlasıdır. Bir neslin ufkunu açan, bir toplumun geleceğine iz bırakan sessiz bir irfandır.
Bu haber 33 defa okunmuştur

:

:

:

: