Piyasalarda Fırtına Öncesi Sessizlik mi? Altın, Dolar ve Borsa Aynı Anda Ne Anlatıyor?

Piyasalarda son günlerde yaşanan hareketliliği yalnızca “Borsa düştü, altın geriledi” şeklinde okumak büyük resmi kaçırmak olur. Asıl mesele, paranın yön araması ve yatırımcıların risk iştahının yeniden sorgulanması.

Piyasalarda son günlerde yaşanan hareketliliği yalnızca “Borsa düştü, altın geriledi” şeklinde okumak büyük resmi kaçırmak olur. Asıl mesele, paranın yön araması ve yatırımcıların risk iştahının yeniden sorgulanması.

2 Eylül kapanışında BIST 100 yüzde 1,25 düşerek 14.050 puana geriledi. Gün içerisinde 13.876 seviyesine kadar çekilmesi, satışların yalnızca birkaç hissede değil, endeks genelinde hissedildiğini gösteriyor. Borsada satışın adı: Fon düzenlemesi + risk azaltma

Bence son satış dalgasının en önemli başlıklarından biri SPK’nın fon düzenlemesi.

Yeni düzenlemeler özellikle serbest fonların düşük fiili dolaşıma sahip hisselerdeki yoğunlaşmalarını ve bazı portföy yapılarını etkiliyor. Dolayısıyla bazı fonların portföylerini yeniden düzenlemek zorunda kalması, özellikle likiditesi düşük hisselerde satış baskısı oluşturabiliyor.Burada önemli nokta şu:

Bu satışların tamamını “borsadan para çıkıyor” şeklinde okumak doğru olmayabilir.

Bir kısmı zorunlu veya stratejik portföy değişimi olabilir.

Nitekim düzenleme sonrasında MKK tarafında çeşitli şirketlerde sahiplik oranı değişiklikleri görülmeye başladı.Bu nedenle özellikle küçük ve orta ölçekli hisselerde yatırımcıların takas verilerini ve fonların hareketlerini daha yakından takip etmesi gereken bir döneme giriyoruz.

Altında neden geri çekilme var?

Altın tarafında ise farklı bir hikâye var.

Ons altın son günlerde 4.400 dolar bölgesine kadar geriledi. Gram altın da 6.800 TL civarında dalgalanıyor.
Buradaki temel baskı Fed ve ABD faiz beklentileri.

Faizlerin daha yüksek kalabileceği beklentisi güçlendiğinde dolar ve tahvil getirileri altının cazibesini azaltabiliyor. Ancak Türkiye açısından gram altında yalnızca ons altına bakmak yeterli değil.

Çünkü:

Gram altın = Ons altın × Dolar/TL

Dolayısıyla ons altında düşüş yaşanırken dolar/TL yükseliyorsa gram altındaki düşüş sınırlanabilir.

Bu yüzden benim açımdan gram altının hikâyesi hâlâ “ons + kur” hikâyesi.Dolar tarafında ise başka bir tablo var

Dolar/TL 2 Eylül’de 48,3 TL civarında tarihi yüksek bölgelere yakın seyrediyor.
Burada önemli olan doların bir günde ne yaptığı değil, TL karşısındaki trendin devam edip etmediği.

Türkiye’de enflasyon, faiz politikası, rezervler, dış finansman ve küresel dolar hareketi aynı anda takip edilmeli.

Bu nedenle dolar tarafında kısa vadeli sert hareketlerden ziyade kontrollü yukarı eğilimin devam edip etmediği önemli.
Peki para nereye gidiyor?

İşte asıl soru bu.

Ben piyasadaki mevcut tabloyu şöyle okuyorum:

Borsa → risk azaltma
Altın Fed baskısı nedeniyle soluklanma
Dolar TL karşısında güçlü seyir

Bu üç tablo aynı anda gerçekleştiğinde yatırımcı psikolojisi şunu söylüyor:

Önce riski azalt, sonra yön belli olduğunda yeniden pozisyon al.”
Bu nedenle önümüzdeki günlerde nakit pozisyonun değeri artabilir.

Borsada ise bütün hisselerin aynı sepete konulmaması gerekiyor. Endeks düşerken güçlü kalan, satışlarda hacmi kontrollü olan ve takasında kurumsal yatırımcı desteği bulunan hisseler diğerlerinden ayrışabilir

Benim piyasa okumam

BIST 100 için 14.000 bölgesi psikolojik ve teknik açıdan önemli.

Endeksin bu bölgenin üzerinde tutunması halinde yeniden 14.200–14.400 bandına doğru tepki arayışı görebiliriz.

Ancak 14.000 altında kalıcılaşan bir görüntü oluşursa satış baskısı 13.800 ve daha aşağıdaki desteklere doğru genişleyebilir.

Dolayısıyla şu anda benim için kritik soru:

“Borsa düşecek mi?” değil.

“Bu düşüşte kim satıyor, kim topluyor?”

Çünkü özellikle fon düzenlemesinin ardından takas değişimi, fiyat kadar önemli hale geldi.
Son söz

Piyasalar şu anda yatırımcıya kolay para kazandıran bir dönem vaat etmiyor.

Tam tersine, seçiciliğin ve sabrın ödüllendirileceği bir dönem başlıyor.

Altında Fed, dolarda kur politikası, borsada fon düzenlemesi ve küresel risk iştahı aynı anda fiyatlanıyor.

Bu ortamda panikle yapılan satış da, “nasıl olsa yükselir” diyerek yapılan kontrolsüz alış da pahalıya mal olabilir.

Piyasada bazen en önemli pozisyon, hiçbir şey yapmadan doğru zamanı beklemektir.

Çünkü borsa fırsatı her gün verir; fakat yanlış zamanda alınan riskin telafisi uzun sürebilir.

Bu yazı yatırım tavsiyesi değil, piyasa değerlendirmesidir.
Bu haber 11 defa okunmuştur

:

:

:

: