Olmadı Abbas!..

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yaptığı ziyaret, diplomatik bir temasın ötesinde, Kıbrıs Türk halkının siyasi iradesini bir kez daha tartışmaya açtı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yaptığı ziyaret, diplomatik bir temasın ötesinde, Kıbrıs Türk halkının siyasi iradesini bir kez daha tartışmaya açtı.
Abbas, Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile bir araya geliyor, Filistin sorununu ve Birleşmiş Milletler kararlarını konuşuyor.
Peki, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını savunanlar, Kıbrıs Türk halkının iradesini ne kadar dikkate alıyor?
İşte asıl soru budur!
Filistin halkının yıllardır verdiği mücadeleye saygı duymak, onun bağımsızlık ve kendi geleceğini belirleme hakkını savunmak elbette önemlidir.
Kıbrıs Türk halkı da bu haklı beklentiyi anlayabilecek tarihsel deneyime sahiptir. Çünkü bu halk da kendi varlığını, güvenliğini ve siyasi eşitliğini korumak için uzun yıllar mücadele vermiştir.
Ancak dayanışma, yalnızca bir tarafın haklarını savunup diğerinin hassasiyetlerini görmezden gelmekle olmaz.
KKTC Dışişleri Bakanlığı’nın tepkisi tam da bu noktada anlam kazanıyor. Bakanlık, Abbas’ın Hristodulidis ile görüşmesinde Kıbrıs meselesinin de ele alınacak olmasını üzüntüyle karşılayarak Kıbrıs Türk halkının iradesinin yok sayılmasına dikkat çekti.
Adada iki ayrı halkın bulunduğu gerçeği, diplomatik temaslarda görmezden gelinemez. Kıbrıs meselesi, yalnızca Rum Yönetimi’nin muhatap alınacağı bir konu değildir. Kıbrıs Türk halkının siyasi iradesini temsil eden makamlar da bu sürecin doğal muhatabıdır.
Abbas’ın Güney Kıbrıs’ı ziyaret etmesi elbette kendi diplomatik tercihidir. Ancak mesele, bu ziyaretin Kıbrıs sorununa ilişkin boyutudur. Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını savunurken Kıbrıs Türk halkının beklentilerini dikkate almamak, ciddi bir çelişki görüntüsü yaratır.
Üstelik Kıbrıs Türk halkı, Filistin halkıyla dayanışmasını hiçbir zaman gizlemedi. Beklenti de bu dayanışmanın karşılıklı saygıyla sürdürülmesidir.
Dostluk, tek taraflı bir beklenti değildir. Karşılıklı anlayış, halkların haklarına ve siyasi iradelerine saygı göstermekle mümkündür.
Filistin halkının haklarını savunmak ne kadar meşruysa, Kıbrıs Türk halkının iradesine saygı gösterilmesini beklemek de o kadar meşrudur.
Abbas’ın ziyaretinden çıkarılması gereken temel ders budur: Bir halkın hakkını savunurken başka bir halkın iradesini görmezden gelmemek gerekir. Bizden söylemesi...
Bu haber 3 defa okunmuştur

:

:

:

: