CTP Milletvekili Toros: “Müzakereler ön koşulsuz başlamalı”

Kıbrıs sorununun çözümü konusunda resmi müzakerelere zemin oluşturmak adına New York’ta gerçekleştirilen liderlerin gayri resmi görüşmesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili ve Dış İlişkiler Sekreteri Fikri Toros, Kıbrıslı Türklerin kurucu olduğu Kıbrıs Devleti’nden doğan haklara erişebilmesi için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) kararları doğrultusunda iki bölgeli iki toplumlu siyasi eşitliğe dayalı federasyonun uluslararası arenada geçerliliği olan en doğru çözüm modeli olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın egemen eşitlik politikasının yeni bir politika olmadığını söyleyen Toros, 1990’lı yıllarda Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın da konfederasyon talebiyle iki eşit egemen devlet modelini sunduğunu hatırlattı. Müzakerelerin ön koşulsuz başlaması gerekliliğine vurgu yapan Toros, “Biz Kıbrıs’a aitiz, Kıbrıs da bize aittir. Kendi aidiyetimizin dünya ile bütünleşmesi, Kıbrıs’ın yalnızca Rumlar tarafından temsil edilmeden, ortak katılımımız olması, toplumsal varoluş için hayati öneme sahiptir” sözlerini kaydetti.

“CTP’NİN TEMEL İLKESİ FEDERASYONDUR”

Ada TV’de Nupelda Karabuğday’ın moderatörlüğünü yaptığı Günaydın Ada Programı’nın konuğu olan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili ve Dış İlişkiler Sekreteri Fikri Toros’un konu ile ilgili açıklamalarının detayları şu şekilde; “Kıbrıs’ta iki bölgeli iki toplumlu siyasi eşitliğe dayalı federal çözüm Güvenlik Konseyi’nin oy birliği ile aldığı bir takım kararlarla belirlenmiş ve uluslararası hukukun parçası olmuştur. BM Genel Sekreteri de bu kararlara bağlıdır. Kıbrıs’ın çözümüne dair yegane gerçekçi model federasyondur. CTP, 1970 yılında kurulduğu günden bu yana temel ilkelerinin en başında gelen federasyondur. Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs devletinin ortak kurucusudur. Kıbrıs adasında eşit haklara sahiplerdir. Gerek devlette, gerek ortak yurdumuzda, gerekse Kıbrıs Münhasır Ekonomik bölgedeki haklarımızdan vazgeçmeye razı değiliz. CTP’nin kurulduğu temel ilke o yüzden federasyondur. Biz Kıbrıs’a aitiz, Kıbrıs da bize aittir. Kendi aidiyetimizin dünya ile bütünleşmesi, Kıbrıs’ın yalnızca Rumlar tarafından temsil edilmeden, ortak katılımımız olması, toplumsal varoluş için hayati öneme sahiptir. Sadece BMGK kararları doğrultusunda değil, Kıbrıs Cumhuriyeti’nden doğan haklarımız için de federasyon elzemdir. Sayın Tatar’ın yeni siyaseti, yeni siyaset değil, 1990’lı yıllarda Sayın Denktaş’ın savunduğu bir siyasetti ve o konfederasyon tabirini kullanıyordu. Bu model de iki eşit egemen devletin oluşturduğu bir modeldir. Sayın Tatar da iki eşit egemen devleti ön koşul olarak koyuyor. Hiçbir dünya devleti bu pozisyonu kabul etmiyor. Müzakerelerin ön koşulsuz olması, mutabık kalınan müktesebatın bir parçasıdır, onun hilafına pozisyon belirlemek çözüm istememekle eşdeğerdir. Bu da halkın kendisine verdiği iradeye terstir. Sayın Tatar o yüzden bu pozisyonu belirlediği günden bu yana hiçbir şey elde edememiştir, kendi beklentilerini de elde edememiştir.”

Bu haber 723 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER