Hamit Sakallı: Tam gün eğitim fırsat eşitliği sağlayacak şekilde planlanmalı

Kıbrıs Postası TV’de Mustafa Baflı’nın sunduğu “Duruş Noktası” programına konuk olan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekili adayı Hamit Sakallı, eğitim sisteminde yaşanan sorunlara ve CTP’nin tam gün eğitim planına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.



Eğitimde öğretmenlerin karşılaştığı en önemli sorunların başında kalabalık sınıflar, Türkçe bilmeyen öğrenciler ve mevcut uygulamadaki tam gün eğitim modelinin yarattığı sıkıntıların geldiğini ifade eden Sakallı, eğitimde planlama ve altyapı eksikliklerine dikkat çekti.

“KALABALIK SINIFLAR EĞİTİM SÜRESİNDEN ÇALIYOR”

Sınıflardaki öğrenci sayısının eğitim kalitesini doğrudan etkilediğini belirten Sakallı, sınıfların 25-30 öğrenciyi geçmemesi gerektiğini söyledi. Bazı sınıflarda öğrenci sayısının 36-37’ye kadar çıktığını kaydeden Sakallı, bu durumun hem öğretmenleri hem de öğrencileri olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Kalabalık sınıflarda yoklama alınmasının bile ders süresinden önemli ölçüde çaldığını belirten Sakallı, “36-37 kişilik sınıflarda yoklama alındığında bile dersin 7-8 dakikası gidiyor. Bu bile öğrencilerin eğitim süresinden çalıyor. Ayrıca bu kadar kalabalık sınıflarda öğrencilerle tek tek ilgilenmek çok zor. Bu durum çocukları da olumsuz etkiliyor” dedi.

AKILLI TAHTALAR VAR AMA ALTYAPI YETERSİZ

Okullarda teknolojik imkânların geliştirilmesinin önemli olduğunu ancak mevcut altyapının bu imkânları verimli kullanmaya her zaman elverişli olmadığını ifade eden Sakallı, akıllı tahtalarla ilgili yaşanan sorunlara da değindi.

İnternet bağlantısında zaman zaman sıkıntılar yaşandığını belirten Sakallı, akıllı tahtaların interaktif ders anlatımı için önemli bir araç olduğunu ancak kalabalık sınıflarda tahtadan çıkan sesin bütün öğrencilere ulaşmakta yetersiz kaldığını söyledi.

Sakallı, teknolojik donanımın tek başına yeterli olmadığını, okulların fiziki ve teknik altyapısının da ihtiyaçlara uygun şekilde geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

“TAM GÜN EĞİTİM ÇOCUKLARI SINIFTA TUTMAK DEĞİLDİR”

CTP’nin tam gün eğitim anlayışına ilişkin de bilgi veren Sakallı, mevcut uygulamada çocukların okulda daha uzun süre tutulmasının tek başına tam gün eğitim anlamına gelmediğini ifade etti.

CTP’nin tam gün eğitimden kastının çocukların okul saatlerinin ardından spor, sanat, müzik ve farklı ilgi alanlarına yönelebilecekleri etkinliklerle buluşturulması olduğunu belirten Sakallı, bu imkânların bütün çocuklara eşit şekilde sunulması gerektiğini söyledi.

Sakallı, “Tam gün eğitimden kastettiğimiz çocukların sürekli matematik çözmesi değildir. Çocukların ilgi duydukları alanlara yönlendirilmesidir. Satranç, tiyatro, spor, müzik ve sanat gibi alanlarda eğitim almaları, yeteneklerini keşfetmeleri gerekiyor. Bu çocuklara fırsat eşitliği sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

Çocukların yalnızca akademik derslerle sınırlı bir eğitim anlayışı içerisinde değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Sakallı, her çocuğun farklı yetenek ve ilgi alanları bulunduğunu, eğitim sisteminin de bu farklılıkları desteklemesi gerektiğini belirtti.

“ÖNCE İHTİYAÇLAR BELİRLENMELİ, SONRA PLANLAMA YAPILMALI”

Tam gün eğitim uygulamasının başarılı olabilmesi için öncelikle ülkedeki nüfusun ve öğrenci sayısının doğru şekilde belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Sakallı, plansız bir eğitim sisteminin sürdürülebilir olmayacağını ifade etti.

Okullardaki öğrenci sayısına göre ihtiyaç duyulan altyapının belirlenmesi gerektiğini dile getiren Sakallı, kapalı spor salonları, açık spor alanları, çocukların oyun oynayabileceği alanlar ve beslenme gibi konuların bir bütün olarak ele alınmasının önemine işaret etti.

Çocukların gün boyunca okulda bulunacakları bir sistem oluşturulurken fiziksel ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Sakallı, çocukların enerjilerini atabilecekleri alanlara sahip olmasının derslere odaklanmaları açısından da önemli olduğunu kaydetti.

Sakallı, “Öğrenci sayısı nedir, ne kadar altyapıya ihtiyaç var, çocukların oynayabileceği alanlar yeterli mi? Bütün bunların belirlenmesi, planlanması ve ardından eyleme geçirilmesi gerekiyor” dedi.

Tam gün eğitim uygulamasına geçilirken önceliğin anaokulları ve ilkokullara verilmesi gerektiğini belirten Sakallı, çocukların eğitim gördüğü fiziki koşulların da iyileştirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.

Bazı okullarda öğrencilerin hâlâ konteyner sınıflarda eğitim gördüğüne dikkat çeken Sakallı, geçici olarak kullanılacağı belirtilen bu sınıfların aradan üç yıl geçmesine rağmen hâlâ kullanılmaya devam ettiğini ifade etti.

Çocukların konteynerlerde değil, ihtiyaçlarına uygun normal okul binalarında eğitim görmesi gerektiğini vurgulayan Sakallı, okul binaları ve fiziki koşullara ilişkin sorunların çözülmesinin eğitim planlamasının önemli bir parçası olduğunu kaydetti.

YABANCI ÖĞRENCİLERE TÜRKÇE DESTEĞİ VERİLMELİ

Eğitimde karşılaşılan bir diğer önemli sorunun Türkçe bilmeyen öğrenciler olduğunu dile getiren Sakallı, yabancı öğrencilerin eğitim sistemine uyum sağlayabilmesi için Türkçe dil desteği verilmesi gerektiğini söyledi.

Dil bilmeyen çocukların dersleri takip etmekte ve eğitim sürecine katılmakta zorlandığını belirten Sakallı, bu öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik özel bir destek mekanizmasının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

“YEREL YÖNETİMLERLE İŞ BİRLİĞİ YAPILACAK”

Ülkede nüfus sayımının 15-18 aylık bir süreç içerisinde gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade eden Sakallı, eğitim planlamasının da elde edilecek veriler doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiğini belirtti.

CTP’nin eğitim alanındaki hedefleri arasında yerel yönetimler ve okul yönetimleriyle iş birliği içerisinde hareket etmenin bulunduğunu kaydeden Sakallı, okullara kapalı ve açık spor alanları kazandırılmasının planlandığını söyledi.

Sakallı, eğitimde kalıcı çözümler üretebilmek için öğrenci sayısından fiziki altyapıya, beslenmeden sosyal ve sportif faaliyetlere kadar bütün ihtiyaçların belirlenmesi ve kapsamlı bir plan doğrultusunda hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu haber 34 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER