“BM çöktü demek gerçekliği okuyamamaktır”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Parti Meclisi Üyesi Kemal Baykallı, Ada TV’de Nupelda Karabuğday’ın konuğu oldu. Baykallı, Birleşmiş Milletler, uluslararası hukuk ve küresel kurumların geleceğine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Birleşmiş Milletler ve uluslararası kurumların ciddi biçimde yıpratıldığını belirten Baykallı, bu sürecin bizzat bu kurumları kuran büyük devletler tarafından işletildiğine dikkat çekti. Ancak uluslararası hukukun asıl işlevinin büyük ülkeleri değil, küçük ve güçsüz ülkeleri korumak olduğunu vurguladı.

Baykallı, “Büyük devletler kendi haklarını askerî, ekonomik ve siyasi güçleriyle zaten koruyabilir. Uluslararası hukuka asıl ihtiyaç duyanlar, güç dengeleri içinde kendini savunmakta zorlanan ülkelerdir” dedi.

“BM ÖLMEDİ, DÖNÜŞÜYOR”
“BM çöktü” söylemlerinin yüzeysel bir okuma olduğunu ifade eden Baykallı, Birleşmiş Milletler’in tarihsel kökenlerine işaret etti. BM’nin, Birinci Dünya Savaşı sonrası kurulan Milletler Cemiyeti’nden, daha da geriye gidildiğinde Napolyon sonrası uluslararası düzen arayışlarından beslendiğini hatırlattı. Baykallı, “Uluslararası hukuk biçim değiştirir, kurumlar yıpranır; zaman zaman çöker ve yeniden kurulur. Ancak uluslararası hukukun kendisi hiçbir zaman tamamen ortadan kalkmaz” diye konuştu. Dünyanın bugün sancılı bir geçiş döneminden geçtiğini belirten Baykallı, mevcut tabloyu “eski düzenin çöktüğü, yenisinin ise henüz kurulamadığı bir ara dönem” olarak tanımladı. Bu tür dönemlerin doğası gereği krizli ve belirsiz olduğuna dikkat çekti. Uluslararası hukukun ve BM Güvenlik Konseyi kararlarının ihlal edilmesine gösterilen tepkilerin bile bu kurumların hâlâ ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

“ABD’DE YÖNETİM DEĞİŞSE DE ESKİ DÜNYA GERİ GELMEZ”

ABD siyasetine de değinen Baykallı, Donald Trump’ın seçimleri kaybetmesi ve Demokrat bir yönetimin iş başına gelmesi durumunda dahi eski dünya düzenine dönüşün mümkün olmadığını savundu. “Artık bazı gerçeklerle yüzleştiğimiz yeni bir çağdayız” diyen Baykallı, meselenin eski düzeni geri getirmek değil, değişen güç dengeleri içinde uluslararası hukukun nasıl ayakta tutulacağının tartışılması olduğunu söyledi. Bu süreçte uluslararası hukukun ve kurumların yanında durmanın, uzun vadeli düşünen ülkeler ve bölgeler için en rasyonel tercih olduğunu vurgulayan Baykallı, “İçinde bulunduğumuz bu krizli dönemde risk alma gibi bir lüksümüz yoktur” ifadelerini kullandı.

“KIBRIS BİR BARUT FIÇISININ ÜZERİNDE”

Dünyada sözde “donmuş” sorunların birer birer patladığını belirten Baykallı; Suriye, Filistin ve Ukrayna başta olmak üzere pek çok bölgede çatışmaların yeniden alevlendiğini söyledi. Çözüldüğü düşünülen sorunların dahi yeniden gündeme geldiğine dikkat çeken Baykallı, Kıbrıs sorununun bu tablo içinde özel bir risk barındırdığını vurguladı. “Kıbrıs sorunu gibi adeta bir barut fıçısının üzerinde oturuyor olmak, bu ada üzerinde yaşayan toplumların çıkarına değildir” diyen Baykallı, temkinli ve uluslararası hukuk eksenli bir yaklaşımın önemine işaret etti.
Bu haber 57 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER